PEKİ O ÇOCUK BU YOL İÇİN YARATILMIŞSA?
Akademik olarak ortalama olan bir gencin çok başarılı bir girişimci olabileceğini neden düşünmüyoruz? Elleriyle üretmekten hoşlanan bir öğrenciyi neden mutlaka masa başında çalışacağı bir üniversite bölümüne yönlendirmeye çalışıyoruz? Spor konusunda olağanüstü yetenekli bir çocuğun hayatındaki en büyük başarı ölçüsünü neden matematik notu yapıyoruz? Dünyada eğitim sistemleri giderek farklı yeteneklere farklı yollar açmaya çalışıyor. Mesleki eğitimler, uygulamalı üniversite programları, foundation programları, BTEC gibi alternatif akademik rotalar ve sanat ya da spor üzerinden ilerleyen yollar bunun için var. Her çocuk aynı değildir. Dolayısıyla her çocuğun başarıya ulaşma yolu da aynı olamaz. Karnedeki 70’e değil, o 70’in arkasındaki çocuğa bakın. Ben ailelere özellikle şunu söylüyorum: Çocuğunuzun notlarını elbette takip edin. Ama yalnızca düşük notun kendisine değil, neden düşük olduğuna bakın. Çalışmadığı için mi? Konuyu anlamadığı için mi? Yanlış öğrenme yöntemini kullandığı için mi? Dikkatini başka bir yeteneğine yoğunlaştırdığı için mi? Yoksa gerçekten o alanda güçlü olmadığı için mi? Çünkü bunların her birinin çözümü farklı. Aynı şekilde yüksek not alan çocuklarımızı da sadece notları üzerinden tanımlamayalım. Sürekli 100 alan bir çocuğa “Sen zaten çok başarılısın” demek kadar, 70 alan bir çocuğa “Sen başarısızsın” mesajını vermek de tehlikeli. Çocukların kimliklerini notlarından ayırmamız gerekiyor. Bir sınav sonucu bize çocuğun o gün, o konuda, o ölçme sistemi içerisinde ne kadar başarılı olduğunu gösterebilir. Ama bize onun 30 yaşında nasıl bir insan olacağını söylemez. İyi bir lider olup olmayacağını söylemez. Yaratıcı olup olmadığını, insanlarla nasıl iletişim kuracağını, kaç kez düşüp yeniden ayağa kalkacağını, bir gün kendi şirketini kurup kuramayacağını, harika bir sanatçı, sporcu, tasarımcı ya da girişimci olup olmayacağını söylemez. Belki de anne babalar olarak çocuklarımıza sormamız gereken soru artık “Kaç aldın?” olmamalı. “Bugün ne öğrendin?”, “Neyi yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsun?”, “Sence sen hangi konuda gerçekten iyisin?” diye sormayı da öğrenmeliyiz. Çünkü notlar bazı kapıları açabilir.
Ama bir çocuğun hangi kapıdan geçeceğini belirleyen şey, çoğu zaman karnesindeki rakamlardan çok daha fazlasıdır.