Aziz Yıldırım sonuna kadar haklı
GAZETECİ olarak eleştirilere alışığım.
Meslek hayatım boyunca yazılarımı beğenen de oldu, yerden yere vuran da... Bu işin doğasında var. Farklı düşüncelere, sert eleştirilere, hatta haksızlıklara bile belli bir ölçüde hazırlıklısınız.
Ama bazen, özellikle sosyal medyada öyle mesajlarla karşılaşıyorsunuz ki, insan gerçekten şaşırıyor.
Avrupa’da insanlar yaşadıkları kentin, hatta mahallesinin takımını tutar. Bu son derece doğal karşılanır. Bizde ise futbolun rekabeti yıllardır üç büyükler üzerinden yürüdüğü için insanların bu kulüplerden birine gönül vermesi de son derece normal.
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ı bu yüzden çok iyi anlıyorum.
Çünkü benzerini ben de yaşadım.
Birileri sosyal medyadan benim ve oğlumun fotoğrafını izinsiz alıp, “Sen nasıl bu takımı tutarsın?” diye başlayan ama hakaretin her türlüsünü içeren paylaşımlar yaptı. Yetmedi, bunları sosyal medya gruplarında dolaşıma sokup büyütmeye çalıştılar.
Dediğim gibi bunlara alışığım.
Ama konu çocuk olunca, aile olunca, insanın namusuna, şerefine dokunulunca iş değişiyor. O noktada insanın sabrının da bir sınırı oluyor.
Yine de savcılığa gidip şikâyetçi olmadım.
O yüzden Aziz Yıldırım’ın tepkisini haklı buluyorum. Hem de sonuna kadar.
Bir futbol kulübü başkanı elbette eleştirilebilir. Hatta ağır şekilde eleştirilebilir. Bu görevlere talip olan insanlar bunun olacağını zaten bilir.
Ama hiç kimsenin eşine, kızına, oğluna, ailesine dil uzatma hakkı yok.
Bir de şu yorumları okudum.
“Efendim, kızı sürekli yanındaymış. Takımla ilgili yorum yapıyormuş. Evinde oturacağına hep göz önündeymiş.”
Yok artık arkadaşlar...
İnsanlar hayatlarını size danışarak mı yaşayacak?
Yaz Yıldırım futbolu seviyor olabilir. Babasının yanında olmak istiyor olabilir. Maç konuşuyor olabilir. Size farklı gelebilir.
E size ne?
Sosyal medya, bazı insanlara her konuda hüküm verme yetkisi kazandırdığını düşündürüyor. Sanki herkesin nasıl yaşayacağına, ne konuşacağına, nerede duracağına karar verme hakkını kendilerinde görüyorlar.
Beğenmezsiniz. Eleştirirsiniz, katılmazsınız.
Bunların hepsi demokratik hakkınızdır.
Ama hakaret ettiğiniz, kişisel bilgileri yaydığınız, hedef gösterdiğiniz anda artık fikir özgürlüğünden değil, dijital zorbalıktan söz ederiz.
Aziz Yıldırım doğrusunu yapıyor, takipçisi olacağını düşünüyorum.
Çünkü mesele artık bir futbol tartışması değil.
Mesele, “Sosyal medyada her şeyi yapabilirim” zannının hukukla ilk ciddi karşılaşmalarından biri.