Üstelik teknoloji de hiç olmadığı kadar insanlığın yanında. Ancak sıklıkla unutulan bir nokta var. En önemlisi iklim krizine karşı hepimizin aynı gemide olduğunun farkına varabilmek.
EVLİYA ÇELEBİ’NİN GÖZÜNDEN İKLİM KRİZİ
17. yüzyıl iklim krizi hakkında okurken aklıma bizim topraklardan bu konuda yazılıp çizilenler geldi.
Tarihimizin en renkli simalarından Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde gerçekten de Küçük Buzul Çağı’nın izlerine rastladım.
Çelebi, 1651 yılında Rumeli toprakları üzerinden genişçe bir Balkan turu yapmış ve Tuna Nehri’nin donmasını hayretle anlatmış: “Tuna üzerinde bulunan Eflâk, Boğdan ve daha nice köy ve şehir taraflarından binlerce kızaklı mandalarıyla buz üzerinde odunlar, belvan direkler ve çeşitli yiyecek içecek şeyler gelir. Binlerce Silistreli ahbaplarıyla Tuna buzu üzerine çadırlar kurup yiyip-içerler ve buzda kayanlar olur ki, garip bir seyirliktir.”
1648'de Moskova'daki Tuz Ayaklanması😐