BUGÜN dolabınızı açıp en sevdiğiniz birkaç parçaya bakın. En pahalı olanları değil. En yeni olanları da değil. Size kendinizi en iyi hissettirenleri düşünün. Sonra kendinize şu soruyu sorun; “Ben bu parçayı neden hâlâ seviyorum?” Cevabınız büyük ihtimalle markası olmayacak. Belki bir anı... Belki bir duygu... Belki kendinizi o kıyafetin içinde daha güçlü, daha özgür ya da daha çok kendiniz gibi hissetmeniz olacak. İşte stil biraz da budur. Başkalarının size ne yakıştırdığından çok, sizin kendinize ne yakıştırdığınız.
Bir kıyafetin fiyatını etiket belirler. Markasını logosu. Ama değerini zaman belirler. Onunla yaşadığınız anlar... Size hissettirdikleri... Ve yıllar sonra hâlâ dolabınızı açtığınızda elinizin ona gitmesi... Belki de gerçek stil, modayı takip etmekten çok daha başka bir şeydir. Kendinizi tanımak. Ne sevdiğinizi bilmek. Ve başkalarının beğenileri arasında kendi sesinizi kaybetmemek. Çünkü bazı kıyafetler bizi sadece giydirmez. Bize kim olduğumuzu hatırlatır. 🤨