KORUYUCUDAN YAKICIYA DÖNÜŞÜM
C vitaminini bugüne kadar hep hücrelerimizi dış etkenlere karşı koruyan nazik bir “antioksidan” olarak tanıdık. Ancak tıpkı bir madalyonun iki yüzü gibi, bu molekülün çok daha sert ve yakıcı bir karakteri daha var. Modern tıp literatüründe bu durum, C vitamininin “pro-oksidan” (oksidasyonu teşvik eden) gücü olarak tanımlanıyor.
Bu strateji tam bir “Truva Atı” operasyonu gibi işliyor. Normal şartlarda kanda düşük dozlarda bulunan C vitamini, hücreleri serbest radikallerden koruyan bir kalkan vazifesi görür. Ancak damardan verilen yüksek “farmakolojik” dozlara ulaşıldığında, C vitamini kanser hücrelerinin çevresinde bir dönüşüm geçirmeye başlar. C vitamini, tümör dokusunun etrafında bolca bulunan serbest demir veya bakır iyonlarıyla reaksiyona girerek onlara birer elektron bağışlar. Bu kimyasal etkileşim (Fenton reaksiyonu), hücrelerin tam çevresinde yoğun bir hidrojen peroksit bulutu oluşturur.😐