Peki, sağlıklı hücrelerimiz bu peroksit saldırısından neden etkilenmiyor da sadece kanser hücreleri hedef alınıyor? Cevap, hücrelerimizin genetik donanımında saklı. Sağlıklı hücreler, katalaz adı verilen muazzam bir savunma enzimine sahiptir. Katalaz, oluşan hidrojen peroksiti saniyeler içinde su ve oksijene parçalayarak etkisiz hale getirir.
Ancak kanser hücreleri, hızla çoğalmaya odaklanmış “arızalı” fabrikalar gibidir ve genellikle bu savunma enziminden yoksundur. C vitamini tarafından üretilen hidrojen peroksit, katalaz engeliyle karşılaşmadığı için bir Truva Atı gibi kanser hücresinin içine sızar. İçeri girdiğinde ise tümörün zaten yüksek olan metabolik stresini tetikler; hücrenin DNA’sına, proteinlerine ve enerji santralleri olan mitokondrilerine geri dönülemez hasarlar vererek kanser hücresini içeriden yakarak imha eder. Yani C vitamini dosta güven, düşmana korku salıyor.
Son yapılan klinik çalışmalar, özellikle Dr. Joseph Cullen’in 2024’te yaptığı çalışmada metastatik pankreas kanseri gibi zorlu hastalıklarda, kemoterapi ile birlikte uygulanan yüksek doz C vitamininin sağkalım sürelerini iki katına kadar çıkarabildiğini gösteriyor.🤨