O çocuğa tepki gösteren şahsın başka bir videosu daha düştü sosyal medyaya... O videoda Gençlerbirliği kültürünü, “Nezaket, edep, terbiye, vicdan, saygı, saygınlık” diye tanımlıyor aynı kişi.
Bu edebiyatı yapan şahıs, tribünde küçük bir çocuğun giydiği formaya ise tahammül gösteremiyor. Kendisini sakinleştirmek isteyenleri de dinlemiyor.
Eryaman’da o gün çıkarılan şey sadece bir takım forması değildi, bir çocuğun spora olan sevgisi, saflığı ve tribünlere duyduğu güvendi...
Bir kişinin yaptığı bu stadyum kabadayılığı, tabii ki tüm Gençlerbirliği camiasına da mal edilemez. Nitekim Gençlerbirliği, kendine yakışanı yaptı, “Bu saygısızlık yalnızca minik bir Fenerbahçe taraftarına değil, 103 yıllık Gençlerbirliği tarihine yapılmıştır” açıklamasıyla küçük çocuğu, tuttuğu takımın formasıyla en kısa sürede tesislerinde ağırlamak istediklerini de belirtti.
Yarın, galibiyetler, şampiyonluklar unutulur, kupalar tozlanır ama o gün o çocuğun kalbine yerleştirilen korku kolay kolay silinmez. Küçük bir çocuğa küçük de olsa bir saygı gösterilmezse hangi takımı tutarsanız tutun hep kaybetmeye devam edersiniz...
Bir çocuğun masumiyetini bir kumaş parçası ile sınamak, ona düşman muamelesi yapmak taraftarlık değildir. Gençlerbirliği camiasının bu zihniyeti tribünlerinden uzak tutması şarttır. İlhan Cavcav’ın mirasına yakışan bu olacaktır...😐