NATALİİA HALİT: TEK İSTEĞİM ADALET
NATALİİA Halit’e sordum. Yargılama sürecine ilişkin bakın neler dedi:
“Mahkeme iki yıldır beni nafakasız bırakıyor. Bir yılı aşkın süre akrabalarımın ve arkadaşlarımın yanında kaldım. Şu anda Ukrayna’da, Zaporijya’da ailemin evindeyim, burası aktif çatışma hattına 30 kilometre mesafede. Artık yaşayacak başka bir yerim yok. AB ülkelerinde mülteci statüsüne başvuramıyorum, çünkü 2022’de Ukrayna’daki savaş başladığında evliydim ve İstanbul’da yaşıyordum, bu yüzden Ukrayna’dan gelen mülteci statüsünü talep etme hakkına sahip değilim. Yakınımızdaki bir ev düştü (bomba isabet etti), evimdeki camlar çatladı, değiştirmek zorunda kaldım. Ne yazık ki kocamın ailesi evliliğimiz boyunca kurduğumuz, Ayvacık’taki 20 milyon dolar değerindeki ceviz şirketini satmaya çalışırken ben böyle yaşıyorum.
Benim talebim çok açık: Davamın adil, tarafsız, şeffaf ve hukuka uygun biçimde görülmesini istiyorum. İddialarımın da karşı tarafın savunmalarının da delilleriyle birlikte değerlendirilmesini ve yargılama sürecinde içinde bulunduğum koşulların dikkate alınmasını istiyorum. Amacım herhangi bir tarafı suçlamak değil, hukukun ve adaletin gerektirdiği şekilde hakkaniyetli bir sonuca ulaşılması.”
DAVADAKİ SORULAR
Görünen o ki bu ve benzeri davalar, bazen iki kişi arasındaki boşanma davası olmaktan çıkıyor. Şu soruları da gündeme getiriyor:
Eşlerin uzun yıllar birlikte yaşadığı yer ile davanın açıldığı yer farklıysa yetki nasıl belirlenmeli?
Geliri ve barınacak yeri bulunmayan eş için tedbir nafakası ve geçici koruma talepleri hangi ölçütlerle değerlendirilmeli?
Boşanma süreciyle bağlantılı olduğu ileri sürülen işten çıkarmalarda işe iade güvencesi nasıl işletilmeli?
Yargılama yıllarca sürerken geçici kararlar, taraflardan biri açısından telafisi güç mağduriyetlere yol açabilir mi?
Bu soruların her biri yalnızca bu dosya için değil, benzer durumdaki binlerce aile hukuku uyuşmazlığı açısından da önem taşıyor.
Nataliia dosyasında yargılama sürüyor. İleri sürülen iddialar hakkında kesin değerlendirmeyi bağımsız mahkemeler yapacak. Karar, her davaya özgü mahkemelerce verilecek. Ancak bu dava bir gerçeği hatırlatıyor: Boşanma davalarında bazen en önemli karar, davanın sonunda verilen hüküm değil yargılama devam ederken verilmesi gereken tedbir kararları olabiliyor. Çünkü bazen adalet yalnızca doğru karar vermekle değil, ihtiyaç duyulduğu anda etkili koruma sağlayabilmekle anlam kazanıyor.🤨