NİYE KORKUTUYOR
- KORKULAN adam Ulrich Siegmund, Berlin Duvarı’nın yıkılıp iki Almanya’nın birleşmesinden yaklaşık bir yıl sonra 1990 yılında Doğu Almanya’da küçük bir kasabada doğuyor. İşletme ve iş psikolojisi eğitimi alıyor. Siyasette şansını muhafazakâr Hıristiyan Demokrat Parti’de (CDU) arıyor, ancak umduğunu bulamıyor. AfD’ye üye oluyor. Salgın sırasında AfD’nin sağlık sözcüsü olarak federal hükümeti korona paniği yapmakla suçlayan videolarıyla sosyal medyada milyonlarca takipçisi olan bir fenomene dönüşüyor.
AFD GİDEREK GÜÇLENEBİLİR
Gelinen noktada ise seçmenin ‘Ulli’ diye tezahüratta bulunduğu Siegmund, Saksonya Anhalt’in en genç başbakan adayı. Popülist ve iyi bir konuşmacı. İsim hafızası çok gelişmiş. Bu da seçmenle rahat iletişim kurmasını sağlıyor.
Her ne kadar iki Almanya’nın birleşmesinin üzerinden 35 yıldan fazla geçmiş olsa da, ülkenin doğusu hâlâ kendini ihmal edilmiş hissediyor. AfD’nin seçmen tabanını daha çok geçmişe özlem duyan yaşlılar ve gelecek umutsuzluğu yaşayan gençler oluşturuyor. Spiegel’e göre ise Siegmund, liberal demokrasi için bir tehdit. Çünkü Ulli’nin arkasında Neo-Nazi fikirleri savunan ciddi bir kadrolaşma söz konusu. Radikal sağın Saksonya Anhalt’e iktidar olması halinde AfD, eyalet temsilcilerinin yer aldığı bir meclis olan Bundesrad’da söz sahibi olacak. Bu da Berlin’deki federal hükümetin eyalet politikalarını veto etme yetkisi anlamına gelecek. Bu da AfD’nin giderek nüfuz kazanması anlamına gelecek.
O KAPAĞI İMZALIYOR
- TARTIŞMANIN bir diğer boyutu ise Spiegel’in Ulrich Siegmund’u kapak yapması. Her ne kadar dergi habercilik adına bunu yaptığını savunsa da Siegmund’un ekmeğine yağ sürmekle suçlayanlar da var. Siegmund ise ‘reklamın iyisi kötüsü olmaz’ diyerek Spiegel’in tartışmalı kapağını imzalayarak hayranlarına dağıtıyor. Almanya’da seçim takvimi yaklaştıkça AfD tehdidi giderek daha çok tartışılacak gibi.