‘BULUT VAR GÜNEŞ YOK’ DİYEREK KORUNMAYI UNUTMAK
Yaz günlerinin en yanıltıcı taraflarından biri de gökyüzünün kapalı olduğu anlar. Güneş görünmediğinde cildin de güvende olduğunu düşünmek oldukça kolay. Oysa UV ışınları bulutlu havalarda da yeryüzüne ulaşabiliyor. Üstelik deniz, kum ve diğer parlak yüzeyler UV ışınlarını yansıtarak maruziyeti artırabiliyor. Bu nedenle yalnızca sıcaklığı değil, UV indeksini de takip etmek daha doğru bir yaklaşım. Burada bir başka küçük ama önemli yanılgı da gölgede tamamen korunulduğunu düşünmek. Ancak kötü haber şu ki ağaç, şemsiye veya tente doğrudan güneşi azaltabilir ancak UV maruziyetini tamamen ortadan kaldırmaz.
TERLEYEN CİLDİ GÜN BOYUNCA KENDİ HALİNE BIRAKMAK
Yazın, cilt üzerindeki etkisi yalnızca güneşten ibaret değil. Artan sıcaklıkla birlikte terleme ve sebum üretimi de günlük cilt bakımını biraz daha önemli hale getiriyor. Özellikle yoğun terleme sonrasında yüzü sürekli silmek, makyajı uzun süre ciltte bırakmak veya gün sonunda cildi temizlemeden uyumak, ciltte biriken ter, yağ, güneş koruyucu ve kozmetik ürünlerin oluşturduğu yükü artırabiliyor. Burada çözüm, cildi gün boyunca sert ürünlerle tekrar tekrar arındırmak da değildir. Aksine cildin doğal bariyerini zorlamadan, ihtiyaca uygun ve nazik bir temizlik rutini oluşturmak gerekir.😐