Pilotaj üniversiteleri alarm veriyor
Türkiye’de şu sıralar ihtiyaçtan fazla pilot var. Dünyanın en cazip mesleklerinden biri olduğu için ilgi büyük ama sektör ne yazık ki işsiz pilotlarla dolmaya başladı. Havayolu şirketlerinin içine girdiği zor şartlar pilot alımlarını durdurdu. Hatta bazı şirketler pilotlarını işten çıkarmaya başladı. Ama üniversiteler ağırlıklı olarak ticari uçuşlar için pilot yetiştiriyorlar.
TÜRKİYE’DE pilot olma yöntemlerinden biri de pilotaj üniversitesine katılarak pilot olmak. Liseden mezun olan gençler üniversite tercihi sırasında pilotaj bölümünü tercih ederek pilotluk hayaline ulaşabilir. Bu konuda Türkiye de özel olarak kurulan ve tamamı YÖK bünyesinde olan 13 tane üniversite var.
Bu üniversitelerin çoğu bir özel uçuş okulu ile anlaşarak eğitim veriyor. Aslında liseden sonra sadece uçuş okullarına gidilerek de pilot olunabiliyor. Ama havayollarının çoğu üniversite mezunu ya da dört yıllık bir programın bitmiş olmasını istediği için pilotaj üniversitelerinin sayıları hızla arttı. Bu üniversiteler yılda ortalama 200 (cadet) denilen pilot yetiştiriyor. Ama şu anda bilindiği kadarı ile 3 bin civarında işsiz pilot var. Bir de bazı şirketler filolarından uçak çıkardıkça pilotlarını da zorunlu olarak işten çıkarıyor. Örneğin zarar açıklayan SunExpres filosundan 4 uçağını çıkardı. Uçak başına 5 kaptan, 5 de ‘first officer’ yani ikinci pilot gerektiğini düşünürsek 40 pilotun işine son verilmiş demektir. Bu sayı kesin olmamakla birlikte doğruya çok yakındır.
MALİYET ÇOK YÜKSEK
Özel üniversitelerin çoğu ücretli olarak öğrenci kabul ediyor. Bu da ortalama yıllık 2 milyon TL civarında. Bu ücret sadece okula ödenen öğretim parası. İşin diğer yanında üniversitenin anlaşmalı olduğu uçuş okuluna ödenen ücret de var. Üniversiteye ödenen ücreti kurum kendisi belirliyor ve bunu kabul etmeniz isteniyor. Uçuş okuluna ödenen ücret karşılıklı anlaşmayla belirleniyor ve ortalama 80 bin Euro’yu buluyor.
ÖNCE HAZIRLIK OKUNUYOR
Üniversitede pilotaj bölümünü tercih eden öğrenci, İngilizce dil yeterliliği için hazırlık okuyor veya yeterliliği varsa bu sınıfı atlıyor. Bazı üniversiteler ise programına göre hazırlık sınıfını okutmuyor. Genel olarak bundan sonraki süreçte, birinci sınıfta YÖK’ün belirlediği genel dersleri alıyorlar. Öğrenciler ikinci sınıfta uçuşa başlıyor ve bu sınıfı genellikle uçuş okulunda geçiriyorlar. PPL (Private Pilot License) denilen özel pilotluk lisansı alıyorlar. Üçüncü sınıfta havacılık dersleri için üniversiteye devam eden öğrenciler, bu dönemde ATPL dersleri dediğimiz havacılık konularını içeren eğitim alıyorlar. Son sınıfta ise tamamen yine anlaşmalı uçuş okulunda uçuşlara katılarak tamamlanıyor, öğrenciler pilot lisansıyla mezun oluyorlar. Ama bu yeterli değil. Pilot diploması olan bir genç, uçmak istediği ticari havayolu uçağı için TİP eğitimi almalı ve bu da başlı başına ayrı bir eğitim ve para gerektiriyor.
Büyük şirketler artık kendi pilotlarını yetiştiriyor. Yani pilotluk da artık işsizlik gibi çok önemli bir sorunun tehdidi altında. Avuç dolusu, belki de servet niteliğindeki yatırımın sonunda iş bulma konusunda hayal kırıklığı ihtimali ne yazık ki artıyor. Ama bu pilot olma hayalinden vazgeçmeyi gerektirmiyor. Bir gün nasıl olsa yeniden çok pilot ihtiyacı doğacak. Ama o güne ne kadar zaman var tam bilinmiyor.