Fakat beni daha fazla ilgilendiren, bu ekonomik sınırın mutfağa ne yaptığı. Çünkü bütçeyi sınırlamak ilk bakışta şefin yaratıcılığını sınırlamak gibi görünebilir. Yaren tam tersini söylüyor: “Sınırsız bütçeyle iyi ürün kullanmak nispeten kolay. Gerçek mesele, çok daha mütevazı bir malzemeden misafirin hatırlayacağı bir tabak çıkarabilmek.” Menüyü oluştururken sordukları soru “Bu tabağa pahalı ne koyabiliriz” değil, “Bu ürünün karakterini nasıl büyütebiliriz”. Doğru fermantasyon, iyi bir sos, pişirme tekniği ya da doku kontrastı bazen ekonomik değeri yüksek bir hammaddeden daha güçlü bir tabak yaratabiliyor.🤨