Aşkın faturası, hayatın dağınıklığı ve vazgeçmenin gücü
Bazen dışarıdan bakıldığında her şeyin gayet yolunda göründüğü dönemler vardır ama insanın içi bir türlü rahat etmez. İşler devam eder, ilişkiler yürür, planlar yapılmıştır ama içeride açıklayamadığımız bir huzursuzluk vardır. İşte bu hafta gökyüzü tam olarak böyle bir duyguyu tarif ediyor.
Bu hafta Mars’la Neptün arasındaki sert açı enerjimizi zaman zaman dağıtabilir. Bir şey yapmak isteriz ama nereden başlayacağımızı bilemeyiz. Bir konuda büyük heves duyup birkaç saat sonra bütün motivasyonumuzu kaybedebiliriz. İnsanların söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutmayabilir, verilen sözler havada kalabilir veya bir durumu görmek istediğimiz şekliyle gerçek hali arasında fark oluşabilir. Bu yüzden sezgilerimizi dinlemek önemli ama korkularımızı sezgi zannetmemek daha da önemli.
Venüs’le Satürn karşı karşıya geliyor ve bize ilişkilerin romantik kısmından çok gerçek hayattaki karşılığını sorgulatıyor. Çünkü aşk güzel şey ama faturalar, sorumluluk ve zaman zaman da yorgunluk geliyor. Birini sevmek başka, onunla aynı hayatı taşıyabilmek bambaşka mesele.
‘Ben ne kadar veriyorum, karşı taraf ne istiyor’ sorusu gündeme gelebilir. Uzun zamandır tek taraflı yürüttüğümüz bir ilişki varsa bunu daha net fark edebiliriz. Beklentimiz karşılanmadığında kırılabiliriz ama belki de asıl mesele karşı tarafın değişmesi değil, bizim artık bazı gerçekleri görmek istememizdir.
Para konusunda da benzer bir gerçeklik kontrolü yaşayabiliriz. Gereksiz harcamalar veya ertelenmiş ödemeler bütçeyi zorlayarak biraz can sıkabilir.
Haftanın sonunda Güneş’in Başak burcuna geçmesiyle birlikte gökyüzünün mesajı daha da netleşiyor: Hayatını sadeleştir. Masanı toparla, programını düzenle, harcamalarını gözden geçir, sağlığına dikkat et ve gereksiz yüklerden kurtul. Çünkü bazen hayatımızın büyük problemleri büyük olaylardan değil, üst üste birikmiş küçük dağınıklıklardan oluşur.
Yenilere yer açalım
Belki de öğrenmemiz gereken, bazen vazgeçip yolumuza devam etmektir. İşe yaramayan bir planı iptal etmek, bizi sürekli yoran bir ilişkiden uzaklaşmak, artık bize iyi gelmeyen bir alışkanlığı bırakmak kaybetmek değildir. Tam tersine
hayatımızda yeni bir şeye yer açabilmek için eskinin kapıdan çıkması gerekir.
Her şeyi düzeltmek zorunda değiliz. Bazı şeyleri düzeltiriz, bazılarını kabul ederiz. Gerekenleri de bırakırız. Ve bazen insanın hayatında yaptığı en büyük düzenleme, artık taşımaması gereken bir yükü yere bırakmasıdır.