Finansal yapılandırma için kritik öneri
HER ne sebeple olursa olsun ekonominin soğuması, büyümenin yavaşlaması kaçınılmaz bir biçimde iş hayatına yansıyor.
Satışların azalması, ciro ve kârların düşmesi hele de ortada hesapsız yatırımlar, orantısız borçlar varsa büyük küçük demeden tüm işletmeleri sarsıyor. Enflasyonla mücadelenin sürdüğü bir dönemden geçiyoruz. Kur, faiz, kredi kısıtlaması, İran Savaşı, Hürmüz Boğazı derken şirketler için işler bir süredir daha meşakkatli. Böyle dönemlerde şirketleri bilanço açısından rahatlatabilecek her türlü adım hayati önem taşıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı vergi dairelerindeki borçlar başta olmak üzere kamu alacaklarını yapılandıran düzenleme tam da böyle bir dönemde imdada yetişti. Düzenleme vergi borçlarını veya faizlerini affeden bir düzenleme değil. 31 Ağustos’a kadar başvuranların borçlarına yönelik tecillerde azami taksit süresi 72 ay, borçlara uygulanacak faiz ise yıllık yüzde 29 olacak. Vergi daireleri ve SGK merkezlerindeki yoğunluk borç yapılandırmasına yönelik ilginin hayli yüksek olduğu gösteriyor.
Bu dönemde vergi ve SGK borçlarının yapılandırılması işletmeler açısından çok yerinde oldu. Peki, benzer bir çalışma finansal borçlara yönelik de yapılabilir mi? Günümüzde zor durumdaki işletmeler sadece kamuya olan borçlarını ödemekte değil, bankalara olan kredi borçlarını çevirmekte de zorlanıyor. Yapılacak yeni bir düzenleme bu açıdan hem işletmeleri hem de bankaları rahatlatabilir mi?
Uzun yıllar kamu bankacılığının önemli kademelerinde görev yapan Cengiz Göğebakan’ın, Ali Taşdemir ile birlikte hazırladığı Finansal Yeniden Yapılandırma (FYY) sistemine ilişkin çalışma tam da bu nedenle dikkatimi çekti.
Çünkü ortada yeni bir kaynak yaratılmasından çok, mevcut ve doğru bir mekanizmanın yeniden işler hale getirilmesi önerisi var.🤨