‘500 MİLYON TL OLSUN’ ÖNERİSİ
GETİRİLEN öneri bu noktada önemli. Cengiz Göğebakan, 100 milyon TL’lik mali borç sınırının ilk aşamada en az 500 milyon TL’ye çıkarılmasını öneriyor.
Ancak bence daha önemli önerisi bundan sonrası için.
Çünkü bugün 500 milyon TL yapıp birkaç yıl sonra aynı tartışmayı yeniden yaşamamak gerekiyor.
Bu nedenle sınırın kur, enflasyon veya yeniden değerleme oranı gibi uygun bir göstergeye bağlanarak her yıl otomatik güncellenmesi öneriliyor.
Üzerinde düşünmeye değer.
Çünkü finansal yeniden yapılandırmada amaç, yaşama şansı bulunmayan şirketleri sonsuza kadar ayakta tutmak olmamalı.
Ama üretim yapabilen, müşterisi olan, sipariş alan, istihdam yaratan; sadece yüksek faiz, vade uyumsuzluğu veya geçici nakit sıkışıklığı nedeniyle nefesi daralan işletmeleri de tasfiyeye göndermek ekonominin yararına değil.
Bir şirket kapandığında yalnızca patron kaybetmiyor.
Çalışan işini, tedarikçi müşterisini, banka tahsilat imkânını, kamu vergi ve SGK gelirini kaybediyor. Üretim kapasitesi ortadan kalkıyor. Yıllar içinde oluşturulan müşteri ilişkileri, çalışan deneyimi, marka ve pazar ağı da dağılıyor.
İşte bu nedenle mesele 48 şirketten çok daha büyük.
Finansman koşullarının böylesine zor olduğu bir dönemde, yaşayabilecek şirketlerle yaşaması mümkün olmayanları doğru biçimde ayıran mekanizmalara daha fazla ihtiyacımız var.
Cengiz Göğebakan’ın önerisini bu nedenle önemli buluyorum:
Bazen ekonomiye destek vermenin yolu yeni bir sistem kurmaktan değil, elimizdeki doğru sistemi günün gerçeklerine göre yeniden çalıştırmaktan geçiyor.
Çünkü kurtarılan her sağlıklı işletmeyle birlikte aslında küçük bir ekonomik ekosistemi de kurtarıyoruz.
SADECE 48 ŞİRKET FAYDALANDI
TÜRKİYE Bankalar Birliği’nin Haziran 2026 verilerine göre, 2019-Haziran 2026 döneminde FYY Küçük Ölçekli Uygulama kapsamına kümülatif olarak yalnızca 108 firma alınmış. Yapılandırılan firma sayısı ise sadece 48.
Yapılandırılan toplam borç da 840 milyon TL.
Türkiye ekonomisinin ölçeğini ve son yıllarda şirketlerin yaşadığı finansman sıkıntısını düşündüğünüzde bu rakamların ne kadar düşük olduğu ortada.
Demek ki sorun aracın bulunmaması değil, aracın yeterince çalışmaması.
Üstelik Küçük Model işletmelere ciddi bir nefes alanı sağlayabilecek araçlara sahip. Koşullara göre 60, 72 ve 84 aya ulaşabilen vadeler, anapara ve faiz ödemesiz dönemler, hatta işletmenin faaliyet döngüsüne göre üç veya altı aylık taksit seçenekleri bulunuyor.
100 MİLYON TL’DE KALDI
FİNANSAL Yeniden Yapılandırma sisteminin amacı aslında son derece açık: Geçici likidite sıkıntısı yaşayan ancak faaliyetini sürdürme ve borcunu ödeme potansiyeli bulunan şirketleri hemen tasfiyeye göndermek yerine, borçlarını yeniden yapılandırarak ekonomiye kazandırmak.
Göğebakan’ın dikkat çektiği temel sorun ise FYY-Küçük Model’in artık adına uygun bir kapsama sahip olmaması.
2019’da 25 milyon TL olan Küçük Model sınırı, ekonomik koşullar nedeniyle Temmuz 2021’de 100 milyon TL’ye yükseltildi.
Ancak o günden bu yana değişmedi.
Rakamın nasıl aşındığını görmek için döviz kuru bile yeterli.
8 Temmuz 2021’de 100 milyon TL yaklaşık 11.5 milyon dolara karşılık geliyordu. Makalede kullanılan 24 Temmuz 2026 tarihli Merkez Bankası dolar satış kuru üzerinden aynı tutarın bugünkü karşılığı yaklaşık 544 milyon TL. Enflasyon üzerinden yapılan hesaplamada ise yaklaşık 750 milyon TL seviyesine ulaşılıyor.
Dolayısıyla bugün 100 milyon TL sınırını korumak, kâğıt üzerinde sistemi değiştirmemek anlamına geliyor ama gerçekte sistemin kapsama alanını her yıl biraz daha küçültüyor.