ESKİDEN YAKIYORDUK ŞİMDİ YAPAY ZEKÂYA YEDİRİYORUZ
İNANILIR gibi değil!
YAPAY zekâyı daha akıllı hale getirmek için kitapları yok etmeye başlamışız.
Yanlış okumadınız.
Kitapları!
Dünyanın farklı ülkelerindeki sahaflar bir süredir tuhaf siparişler alıyor. Birbiriyle hiç ilgisi olmayan yüzlerce, bazen binlerce kitap topluca satın alınıyor. Hem de sıfır pazarlıkla...
404 Media’nın bu konudaki araştırması ise tam polisiye.
Toplu siparişlerden şüphelenen bağımsız bir gazeteci yaklaşık 1000 kitaplık bir siparişin arasına takip cihazı yerleştiriyor.
“Bakalım nereye gidecekler?”
Ve ta tam!
Son durak, Amazon’un Las Vegas’taki bir tesisi.
İddiaya göre kitapların sırtları kesiliyor. Sayfaları ayrılıyor. Taranıyor. İçlerindeki bilgi yapay zekâyı eğitmek için dijital veriye dönüştürülüyor.
Peki ya kitap?
Çöp!
Üstelik yalnızca Amazon değil, Anthropic’in “Project Panama” projesi içinde milyonlarca basılı kitabın benzer şekilde satın alınıp tarandığı ve çöpe gittiği iddia ediliyor.
Peki neden eski kitaplar?
Çünkü 2022 öncesinde basılan eserler yapay zekâ ürünü değil.
İnsan yazımı.
Birileri düşünmüş, araştırmış, hayal etmiş, duygusunu katmış ve de yazmış.
Şu ironinin büyüklüğüne bakar mısınız?
İnsan eliyle yarattığımız yapay zekâyı beslemek için yine insan eliyle yaratılmış edebiyatı ve hafızayı ona yediriyoruz.
Hem de bazılarını gerçekten yok ederek!
Benim aklımın almadığı yer burası.
Parayı verdin diye bir kitabı yok etmek hakkın mı?
Hukuken olabilir.
Peki vicdanen?
Yapay zekâ o kitabı “öğrenirken” insanlık kitabı kaybediyorsa buna ilerleme diyebilir miyiz?
Elbette teknoloji ilerlesin.
Yapay zekâ öğrensin.
Ama geleceği yaratacağız diye geçmişin hafızasını parçalamayalım.
Çünkü her yapabildiğimiz şeyi yapmak zorunda değiliz.