Bu da Amerikan versiyonu
Barselona doğumlu Katalan yönetmen Cesc Gay, iki çiftin arasındaki gerilimli bir geceyi anlatan kendi tiyatro oyunu ‘Los vecinos de arriba’yı 2020’de ‘Sentimantel’ adıyla sinemaya taşımıştı. Söz konusu yapıt tıpkı İtalyan filmi ‘Perfetti Sconosciuti’ (Türkçe uyarlaması Serra Yılmaz’ın yönettiği ‘Cebimdeki Yabancı’ydı) ya da Fransız ‘The Intouchables’ (hatırlanacağı üzere yerli yansıması Feyyaz Yiğit ve Haluk Bilginer’in başrollerini paylaştığı, yönetmenliğini de Mert Baykal’ın üstlendiği ‘Yan Yana’ydı) gibi farklı ülkelerde değişik versiyonları olan gür bir kaynak niteliğine büründü. Nihayetinde İtalya, İsviçre, Fransa ve Güney Kore uyarlamalarının ardından girişte konusunu özetlediğim ‘Davet’ (The Invite) dolayısıyla Amerikan versiyonunu izliyoruz.
Yönetmenliğini, daha önce ‘Booksmart’ (2019) ve ‘Don’t Worry Darling’le (2022) iki kez kamera arkasına geçen, daha çok oyuncu kimliğiyle tanıdığımız Olivia Wilde’ın üstlendiği yapımda senaryoyu Rashida Jones ve Will McCormack
kaleme almış. İkilinin hafiften Amerikanlaştırdığı metin eşliğinde birdenbire savaş alanına dönüşen ve sonradan araya ‘seks’ fikrinin girmesiyle başka bir noktaya taşınan ama özü itibariyle kızgınlığın, öfkenin, hasetin bitmediği bir akşam yemeği ortamını izliyoruz. Film Oscar Wilde’ın (yazar, şair) ‘İnsan hep âşık olmalı. Bu yüzden de hiç evlenmemeli’ sözüyle açılıyor. Bu önermeye göre başları dertte (!) olan Angela-Joe çifti. Aslında öyküleri gayet romantik şekilde başlamış, sürmüş ama bir noktadan sonra tıkanmışlar. Çünkü romanlardan, tiyatro oyunlarından ve onca filmden biliyoruz ki (!) burjuva evlilikleri hep bu noktalara taşınır. Bu açıdan Joe’nun o geceye kadar yakından tanımadığı çiftin yüksek sesli sevişmelerinden rahatsız olmasının nedeni ona kendi ilişkisinin ruhsuzluğunu, sıradanlığını ve eski heyecanını kaybetmesini hatırlatması.
Doğrusunu söylemek gerekirse aynı sularda yüzen çok sayıda film izledik; ‘Kim Korkar Hain Kurttan’ (Who’s Afraid of Virginia Woolf?/Yön: Mike Nichols/1966), ‘Garip Çiftler’ (Bob&
Carol&Ted&Alice/Yön: Paul Mazursky/ 1969), ‘Husbands and Wives’ (Yön: Woody Allen/1992), ‘Acımasız Tanrı’ (Carnage/Yön: Roman Polanski/2011), ‘Splitsville’ (Yön: Michael Angelo Covino/2025) gibi... ‘Davet’ elbette aynı kulvarda olduğu önceki örneklerin ötesinde yeni bir şeyler söylemiyor ama kimi hınzır diyalogları, karakterlerin hazırcevaplılıkları, birbirlerine laf sokmaları gibi unsurlarının yanı sıra en önemlisi oyunculuk performanslarıyla dikkat çekiyor.
Angela’da, aynı zamanda filmin yönetmeni olan Olivia Wilde kırılgan, mutluluğa hasret ve her daim onay bekleyen, ısrarla insanları memnun etmek için çabalayan nahif karakterini çok iyi canlandırıyor. Kendinden emin, agresif ve hırslı görünen Piña’da Penélope Cruz, keza en az partneri kadar özgüven abidesi olarak öne çıkan, sinik ama sürekli iğneleyici göndermeler yapan Hawk’ta da Edward Norton çok iyiydi. Ama sanırım dörtlünün en göz alıcı ismi kızgın, karısıyla ve kendiyle sürekli kavgalı, huzuru çalışma odasında bulan Joe’da karşımıza gelen Seth Rogen’dı. Birçok komedi filminden hatırladığımız ünlü aktör,
2014 yapımı ‘Neighbors’tan sonra bir kez daha burada da komşularıyla mücadele ediyor!
Filmde zaman zaman yükselen gerilime Devonté Hynes imzalı müzik çalışması da destek veriyor. Görüntü yönetmeni Adam Newport-Berra’nın koyu renklerle bezeli kadrajları da Angela-Joe çiftinin mekânına kasvetli bir savaş alanı hissi yüklüyor.
‘Davet’ ‘kıssadan hissesi’ itibariyle bizleri ‘modern toplumların mutsuz çiftleri her ne kadar birbirlerinden nefret etse de
aslında birbirlerine muhtaçlar’ benzeri bir noktaya taşıyor gibi geldi bana. Sosyal medyaya bakılırsa bu ilgi çekici yapım, ‘The Odyssey’nin ardından bu yazın en çok konuşulan filmi oldu. Ayrıca kimi yorumlarda Olivia Wilde’ın önümüzdeki Oscar’larda En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu dallarında aday gösterilerek bir ilke imza atacağı öngörüsü var. Özetle oyunculuk performanslarına dayalı bu evlilik komedisini kaçırmayın, derim.
Diğer seçenekler
◊ Gemma, Insidious evrenindeki kayıp ruhların araf âlemine uzandığını keşfedince hayatı altüst olur. Öte yandan kötücül bir güç, peşine düşünce dengeleri tamamen değiştiren bir yeteneğe sahip olduğunu anlar. Lakin iblisler onun bu özelliğinin farkına vardığında olayların seyri değişir ve dünya, onların korkunç bir oyun alanı haline gelir. Jasob Chase’in imzasını taşıyan ‘Ruhlar Bölgesi: Aramızdalar’da (Insidious: Out of the Further) başrolleri Lin Shaye, Amelia Eve, Sam Spruell ve Joseph Lopez paylaşıyor.
◊ Haftanın menüsündeki diğer yapımlar şöyle: ‘Tempus’ (Yön: Evren Özgür), ‘Gerçek Kayıtlar: Vaka 7’ (Yön: Burak Küçük), ‘Cesur Denizciler: Okyanus Macerası’ (Lydia and the Mist Rider/Yön: Philippe Arseneau Bussieres-Emilie Rosas-Nancy Florence Savard), ‘Evcil Kahramanlar’ (Gracie and Pedro: Pets to the Rescue/Yön: Kevin Donovan-Gottfried Roodt), ‘Fırtına Ekip Yollarda’ (Yön: Feyzullah Taş).