BU KEZ ÖĞRENMEYE DEĞİL ANLATMAYA GİTTİK
Yıllarca iyi bir Türk şefin özgeçmişinde Paris, Londra ya da dünyanın büyük Fransız mutfaklarından birinin adı geçince etkilenirdik. Çünkü gastronominin merkezi orasıydı; biz öğrenmeye giderdik. Geçtiğimiz günlerde Monaco’da ise küçücük ama sembolik olarak çok güçlü bir şey oldu: Bu kez öğrenmeye değil, anlatmaya gittik.
Osman Sezener ve OD Urla ekibi, gastronomi tarihinin en güçlü Fransız markalarından Joël Robuchon’un Monaco’daki mutfağını iki günlüğüne devraldı.
Ben katılamadım ama dışarıdan izlediğim kadarıyla ilgimi çeken şey “Türk şef Monaco’da yemek yaptı” kısmı değil. Çünkü artık Türk şeflerin dünyanın önemli restoranlarında yemek yapması tek başına haber olacak kadar sıra dışı değil. Asıl haber, dünyanın bizden neyi merak etmeye başladığı.
Monaco’ya giden yalnızca Osman Sezener ve ekibi değildi. Bavula sığması mümkün olmayan başka bir şey de onunla birlikte gitti: Urla. 🤨