O dönem “betona boğulacak” eleştirilerinin aksine Saraçoğlu’nda tarihi bir ihya öne çıkıyor. Paul Bonatz’ın özgün mimari çizgileri, binaların ahşap detayları ve o dönemin ruhu yok olmuş değil. Mahallenin en büyük zenginliği olan asırlık anıt ağaçlara dokunulmamış, tabelalarıyla duruyorlar. Geniş yeşil alanlar da tamamen yaya kullanımına açılmış.🤨