UEA Başkanı Fatih Birol, Antalya’nın COP31 kararıyla tarihe geçebileceğini söyledi… Hedef 2035’e kadar yüzde 35 elektrik
BM İklim Değişikliği Zirvesi COP31, 9-20 Kasım 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek. Küresel sıcaklık artışını sınırlandırmak ve iklim finansmanını karara bağlamak amacıyla düzenlenen zirveye, BM üyesi yaklaşık 198 ülkeden binlerce delege ve devlet lideri katılacak. Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı zirvede müzakere başkanlığını Avustralya üstlenecek. Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) ise zirvenin stratejik ortağı konumunda.UEA Başkanı Fatih Birol ile hem COP31’deki hazırlık sürecini hem de Hürmüz ekseninde devam eden petrol krizini konuştuk. Fatih Birol, ‘Antalya’da ele alınacak hedef dünyada toplam enerji tüketimindeki yüzde 23 olan elektriğin payını 2035 yılında yüzde 35’e çıkarmak. Bu hedef sağlanırsa yıllarca ‘Antalya Kararı’ olarak anılacak tarihi bir adım atılmış olacak” dedi. Birol, Antalya’daki toplantının çok önemli olduğunu piyasalara, yatırımlara yön vereceğine de dikkat çekti.
COP31’in Türkiye açısından bir tarihi fırsat olduğunu sık sık vurguluyorsunuz. COP31 Başkanı Murat Kurum ile de temas halindesiniz. Kendisiyle bir iki gün önce de bir araya geldiniz. Son görüşmenizde hangi başlıklar öne çıktı ve Antalya zirvesine giden yolda Türkiye’nin önündeki en önemli hazırlık başlıkları nelerdir?
Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Murat Kurum ve Avustralya Başbakanı Sayın Albanese ile görüştüm. Sayın Kurum’la çok yakın iş birliği halindeyiz. Türkiye ve Avustralya bu süreçte Uluslararası Enerji Ajansı’nı stratejik ortak olarak belirledi. Bugüne kadar COP zirvelerinin başarısı katılan lider sayısı ve küresel ekonomiye yön verecek somut kararlar alınıp alınmamasıyla ölçülür. Antalya’daki zirve için liderler düzeyinde ciddi bir ilgi var. Bizim çalıştığımız ve birçok ülke tarafından şimdiden kabul gören somut hedef ise şu: Dünyada toplam enerji tüketiminde yüzde 23 olan elektriğin payını 2035 yılında yüzde 35’e çıkarmak. Yani 35’te 35. Bu hedef sağlanırsa tıpkı 2015 Paris Anlaşması gibi yıllarca “Antalya Kararı” olarak anılacak tarihi bir adım atılmış olacak.
Dünyada toplam enerji içerisinde elektriğin payının yüzde 23’ten yüzde 35’e çıkarılması tam olarak ne anlama geliyor, neleri kapsıyor?
Şu an küresel enerjide petrol, doğalgaz ve kömürün yanında elektriğin payı yüzde 23 seviyesinde. Bunu yüzde 35’e çıkarma hedefinin büyük kısmı yenilenebilir enerjiden, bir kısmı nükleer ve doğalgazdan karşılanacak. Bu hamle hem daha temiz bir enerji yapısı sağlayacak hem de ülkelerin dışa bağımlılığını azaltarak enerji arz güvenliğini artıracak.