EGELİLERİN MUTFAĞI BİR YEMEK KİTABINDAN ÇOK DAHA FAZLASI
18 ve 19 Ağustos geceleri Sezener ile Larrieu aynı mutfağa girdiler. Od Urla ekibinden şef Arda Yunt, Kerem Halıcıoğlu ve Zeynep Serenli de vardı.
Ben de o sofradaydım.
Osman, Türkiye’den, özellikle Ege’den getirdiği malzemeleri Monaco’nun ve Akdeniz’in ürünleriyle buluşturdu.
Ben Ege mutfağının iyi tanıtılması halinde büyük bir çıkış yakalayacağını düşünüyorum.
Çünkü Ege’nin mutfağı hiçbir zaman tek bir topluluğun mutfağı olmadı.
Türkler, Rumlar, Levantenler, Ermeniler, Yahudiler...
Bu yüzden Ege mutfağı bana bazen bir yemek kitabından çok ortak bir hafıza gibi geliyor.
Osman’ın Monaco’daki tabaklarında da bunu hissettim.
Fransız tekniği vardı; Monaco vardı ama tabağın hafızası Ege’ydi.
Ege’nin hikâyesini anlamak için Türkçe bilmeye gerek yok.
Bazen iyi bir zeytinyağı tercümandan daha iyi iş görüyor.