MOTOSİKLET GENÇLER ARASINDA KENDİNİ GÖSTERME ARACINA DÖNÜŞTÜ
Peki gençler neden bu kadar çok motosiklet kazası yapıyor? Güvenli Sürüş Uzmanı Serkan Çabuş’a göre nedenlerden biri, motosikletin gençler arasında yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda bir “kendini gösterme” aracına dönüşmesi:
“Arabaya göre daha uygun fiyatlı. Dolayısıyla özellikle gençler için daha ulaşılabilir artık. Yanı sıra ‘moda.’ Ders verdiğim gençlerin çoğunun kırmızı çizgisi, ‘Kıyafetleri, iyi bir cep telefonu, bir de kafenin önüne çekecekleri motosikletleri.’ Tabii kask onlar için burada bir engel. ‘Kask takarsam beni kim görecek?’ diye düşünüyorlar. Dolayısıyla kaskı başına değil koluna takıyor çoğu.
Hız yapmak, viraja daha hızlı girmek, tek teker üzerinde ilerlemek ya da makas atmak gibi kural ihlalleri sosyal medyanın da etkisiyle ‘başarı’ gibi görülüyor. Motosiklet kullanıcısı gençler arasında bir rekabet var. Hızlı olayım, daha çok risk alayım, daha iyi video çekeyim derken limitleri zorluyorlar. Oysa trafik oyun değil. Caddeler de yarış pisti değil. Bizim bunu gençlere anlatmamız şart.”
CEZALARI ARTTIRMAK ÇÖZÜM DEĞİL
Cezaları artırmak çözüm olur mu soruma yanıtı ise “Hayır.” Şöyle devam ediyor: “Ceza bir yere kadar caydırıcı... Kurallara yalnızca ceza korkusuyla değil, insan hayatının değerli olduğunu bildikleri için uymalılar. Bunun da eğitiminin anaokulundan başlaması gerekiyor. Trafik bilinci okulda başlamalı, sürücü kursunda da devam etmeli.”
EHLİYET EĞİTİMLERİ ACİLEN DEĞİŞMELİ
Çabuş’a göre çözülmesi gereken bir başka sorun da motosiklet ehliyeti eğitimleri. Sürücü adaylarının gerçek trafikte karşılaşacakları risklere yeterince hazırlanmadığını savunuyor:
“Milli Eğitim’in belirlediği kapalı bir parkur var. Öğrenci burada 4-5 ders yapıyor. Bir süre sonra da zaten parkura uyum sağlıyor. Ki eğitmenler olarak bizler de eğitimlerde hâlâ ‘Sarı çizgiden düz geçti mi, ayağını yere koymadan sekiz çizdi mi?’ diye bakıyoruz. Sınav güzergâhı ise önceden çalışılmış oluyor. Düz bir yolda gidiyor, geliyor; göbekten 2 dönüş... 35-40 dakikada direksiyon sınavı tamamlanıyor, ehliyeti alıyor. Sonra da ‘Ben oldum’ özgüveni ile trafiğe çıkıyor. Bu olmamalı. Kapalı parkur eğitimi yanında trafik koşullarındaki eğitimler artırılmalı. Viraja nasıl girileceğinden farklı asfalt koşullarına, takip mesafesinden, lastik kalitesi ve ekipmanların önemine kadar ‘trafik içinde hayatta kalmayı’ öğreten yeni bir sistem kurgulanmalı.”
BİR SORU BİR CEVAP
EN UFAK RİSK BİLE BÜYÜK BİR KAZAYA YETEBİLİR
- Ceyda Yakova’nın kask kamerasına yansıyan son görüntülerini izlediniz. Yol neredeyse boş. Başka bir araç da çarpmıyor. Peki
bu kaza nasıl oldu?
“Görüntülerden görebildiğim kadar yol virajlı. Motosikleti sağa sola yatırarak ilerliyor. Limitlerini denemeye çalıştığı gibi bir izlenim oluştu bende. Buradaki en önemli sorun viraja giriş hızı. Sürücü yolun devamını tam göremediği bir viraja hızlı girerse motosikleti yatırdıktan sonra toparlamakta zorlanabilir. Zira yolda mıcır mı var, yağ mı dökülmüş, su mu gelmiş bilmiyorsunuz. Sanıyorum burada da böyle bir durum yaşandı. O panikle ön frene basmış olması da ihtimallerden. Motosiklette aldığınız en ufak risk bile büyük bir kazaya yetebilir.”
Serkan Çabuş