İran ekonomisi daha ne kadar dayanabilir?
ABD, İran’a karşı ekonomik savaşı yeni bir aşamaya taşıdı. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, 24 Ağustos’ta başlatılan yeni yaptırım dalgasına oldukça iddialı bir isim verdi: “Operation Economic Outcast”, yani İran’ı ekonomik olarak dışlama operasyonu.
Hedef yalnızca İranlı şirketler değil. İran’la ticaret yapan, petrolünü taşıyan, parasını transfer eden üçüncü ülkelerdeki şirketler ve finans kuruluşları da artık daha büyük bir yaptırım riskiyle karşı karşıya.
Bessent’in açıklaması çok net:
İran’la ekonomik ilişkiyi sürdürenler ABD’nin dolar sisteminden çıkarılma riskiyle karşılaşacak.
Peki İran ekonomisinin böyle bir darbeyi kaldıracak gücü kaldı mı? İran ekonomisinin mevcut görünümü, derin bir makroekonomik türbülansa işaret ediyor. İşte ayrıntılar...
* Serbest piyasada 1 ABD Doları’nın 200 bin tümen (2 milyon riyal) eşiğini aşması, ithalata bağımlı üretim yapısını ve temel tüketim maddelerinin fiyatlamasını doğrudan etkilemiş durumda.
* Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’nın son dönem raporlarında vurgulandığı üzere, ülkede yıllık tüketici enflasyonu resmi verilerde dahi yüzde 87.9 seviyelerine ulaşmış durumda.
* Özellikle gıda ve temel ihtiyaç maddelerindeki yıllık fiyat artışlarının yüzde 100 ila yüzde 160 bandında seyretmesi, hanehalkı bütçelerinde telafisi imkânsız tahribatlar yaratıyor.
* Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) analizlerine göre yıllardır süren sermaye ve teknoloji yatırımı eksikliği sebebiyle üretim ve iletim hatları yenilenemedi. Sanayide ve konutlarda elektrik kesintileri artık hayatın bir parçası oldu. Yoksulluk sınırının altında yaşayan nüfus oranının yüzde 50 seviyelerine dayandığı ülkede, orta sınıf kavramı neredeyse tamamen ortadan kalkmış durumda.
* Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile bölgesel sivil toplum kuruluşlarının saha raporları, kişi başına düşen protein ve temel gıda tüketiminin son bir yılda kritik seviyede gerilediğini ortaya koyuyor.
* Reuters ve Financial Times; Isfahan, Şiraz, Kirmanşah ve Tabriz gibi büyük kentlerde emekliler, esnaf ve işçi sendikaları öncülüğünde protesto gösterileri ve lokal grevlerin sıklaştığını öne sürdü.
* Reuters ve Financial Times’ın sahadan aktardığı gözlemler, gösterilerdeki sloganların sadece ekonomik iyileştirme talepleriyle sınırlı kalmadığını; devletin bölgesel politikalarına ve askeri harcamalarına yönelik sert eleştirileri de barındırdığını gösteriyor.