YAŞAM TARZINI TAMAMEN DEĞİŞTİRMEYE GEREK YOK
Beyin sağlığı söz konusu olduğunda en büyük yanılgılardan biri, korunmak için çok karmaşık bir programa ihtiyaç olduğunu düşünmek. Oysa yapılabilecekler, günlük hayatın içine küçük adımlarla yerleştirilebilir. Mesela televizyon karşısında geçirilen uzun ve kesintisiz saatleri kısaltmak, program arasında ayağa kalkıp hareket etmek, her gün yürüyüşe zaman ayırmak, kitap okumak, yeni bir beceri öğrenmek, bulmaca veya zihinsel uğraşlarla meşgul olmak ve arkadaşlarla yüz yüze vakit geçirmek bunların en ulaşılabilir olanları. Ayrıca sigara kullanmamak, aşırı alkolden kaçınmak, yeterli uyumak, işitme ve görme sorunlarını ihmal etmemek ve düzenli sağlık kontrollerini yaptırmak da bu bütünün parçaları.
ASIL MESELE BEYNİMİZE AYIRDIĞIMIZ ZAMAN
Bu araştırmadan çıkarılabilecek en değerli mesaj, televizyonun kumandasını tamamen hayatımızdan çıkarmak değil, günün kontrolünü yeniden elimize almak. Bir bölüm dizi izlemek, maç seyretmek ya da akşam haberlerine göz atmak hayatın doğal bir parçası olabilir. Fakat ekran karşısında geçirdiğimiz saatler günün geri kalanını yutmaya başladığında, işte o zaman alışkanlığımıza yeniden bakmanın zamanı geliyor. Çünkü beynimiz de kaslarımız gibi kullanılmaya, uyarılmaya, dinlenmeye ve iyi beslenmeye ihtiyaç duyuyor. Alzheimer ve diğer demans hastalıklarıyla ilgili araştırmalar bize geleceği bütünüyle kontrol edebileceğimizi söylemiyor. Çünkü genetik yatkınlık ve yaş gibi değiştiremeyeceğimiz faktörler var. Fakat bugün yaptığımız seçimlerin de önemsiz olmadığını gösteriyor. Yani televizyonu biraz daha erken kapatıp yürüyüşe çıkmak, sofraya bir avuç kuruyemiş ve daha fazla sebze eklemek, bir arkadaşımızı aramak, yeni bir şey öğrenmek ya da sadece birkaç saatimizi zihnimizi aktif tutacak bir uğraşa ayırmak küçük görünebilir. Fakat beyin sağlığı çoğu zaman büyük kararların değil, yıllar boyunca tekrarlanan küçük alışkanlıklarla daha uzun süre sağlıklı kalabilir.