İNSANIN YOL ARKADAŞI ATLAR
Silahların bulunduğu Esliha-i Hümâyun Galerisi’nin bana daha uzak olacağını düşünüyordum.
Fakat orada da iki şey beni yakaladı.
İlki, girişte karşıma çıkan zırhlı at ve süvarisiydi.
Atların savaşlarda kullanıldığı dönemleri düşündüğümde hem insanlar hem de atlar için içim burkuluyor.
Ama hayvanların insanlarla olan yol arkadaşlığı da ayrı bir anlam taşıyor tabii.
İkinci obje ise devasa bir kaplumbağa kabuğundan yapılmış miğferdi.
İlk düşündüğüm şeyi itiraf edeyim:
“Umarım bu miğfer için zaten ölmüş olan kaplumbağanın evi kullanmıştır.”
Tarihe bugünün vicdanıyla bakmak bazen böyle bir şey.
Bir objeye herkes başka yerinden yakalanıyor.🤨