Açıklamaya gerek yok
Bazı şeyler vardır ve açıklama yapmak gereksizdir. Hatta susmak daha iyidir. Hiç okumadım sahnede seyirciye bağıran ve küfür eden Bülent Ersoy’un açıklamalarını.
Okumadım çünkü ne denirse densin geçmez bana. Aydilge’nin bu meseleyle ilgili yorumunu gördüm.
‘Sahneye serumla çıkmak fedakârlıktır ama sırf serum aldınız diye size para ve zaman ayıran seyirciye küfür etme hakkı satın alamazsınız.’
Tamam bitti nokta.
Aynen öyle çünkü.
Bu işler karşılıklı çünkü.
Biz nasıl sahneye bir şeyler fırlatan şuursuzlara karşı hep birlikte bağırıp çağırıyorsak, sahnedeki isimlere saygı gösterin diyorsak aynısını bu durumda da söylemeliyiz.
Boş verin Bülent Hanım ya...
Siz kibarlığınızla bugünlere geldiniz...
Boş verin bir seyirci ‘saat kaç’ diye tepki göstermiş falan...
Amaaaan deyin geçin hasta bile olsanız yaparsınız siz bunu.
Herkes her şeyi yapabilir
Bazen düşünüyorum olan biteni görünce ve diyorum ki:
Güllü’nün kızının, annesini öldürüp 1-2 ay da olsa herkesi kandırdığı şu dünyada insanlar birbirini neden kandırmasın ki?
Üstelik çok da kolaydır.
Yeter ki bir taraf azıcık da olsa inanmak istesin.
Bu kadar basit.
Kızın her gün yeni ses kayıtları, yeni görüntüleri çıkıyor.
Resmen saçma sapan hatalar da yapmış, buna rağmen inanmıştık kızın masumluğuna.
Yok işte değil, değilmiş.