SİLAH MÜZESİNİN ESERLERİ: OKLAR, KILIÇLAR, MIZRAKLAR
BU müzeyi gezerken...
- Bak, bu Fatih Sultan Mehmet’in kılıcı.
- Bak, bu Genç Osman’ın zırhı.
- Bak, bu mızrak 7’nci yüzyıldan.
- Bak, bu sancak Kanuni devrinden.
Cümlelerini işittim.
Kılıca, mızrağa, oklara, kalkanlara, sancaklara bakarken...
Tarihi yaşadım, tarihe gittim, tarihi hissettim.
Şuna garanti veriyorum:
Bu müzeyi gezerken, marşta da söylendiği gibi tarihi çevireceksiniz, nal sesini, kısrak sesini işiteceksiniz.
EN SEVDİĞİM: PORSELEN MÜZESİ
İKİ kocaman binada sergilenen birbirinden zarif porselenler.
Gez gez bitmiyor.
Çin’den gelenler, Japonya’dan gelenler, Fransa’dan gelenler, İngiltere’den gelenler, Rusya’dan gelenler.
Hatta Vietnam’dan gelenler.
Bu arada Türklerin ürettiği nadide porselenler.
Lacivert süslemeli Abdülhamid’in sofra takımı muazzam mesela. Abdülhamid’in tabaklarının, tepsilerinin üzerine çok minik iki harf işlenmiş: A.H.
Porselenden soba yapmışlar ama ortaya soba değil sanat eseri çıkmış.
Müzeyi gezerken pembe rengin porselene çok yakıştığını fark ettim. Pembeli porselenlerin çekiciliğine kapılmamak mümkün değil.
KAFE ÇARKHANE’DE MUTLAKA MOLA VERİN
DARPHANE-i Amire’deki beş yeni müzenin içinde çeşitli kafeler de yer alıyor.
Bunların en güzeli, Osmanlı’dan kalan endüstriyel mirasın sergilendiği tarihi yapının içindeki “Çarkhane” isimli kafe.
Müze açıldığında bu kafede mutlaka bir mola verin.
Çünkü böyle tarihi bir kafeyi...
Viyana’da da göremezsiniz Paris’te de.
Tarihin tam göbeğinde kahve yudumlamak...
Benim hissettiğim tam olarak buydu.
DEVRİMİN ARKASINDAKİ İSİM: DR. YASİN YILDIZ
MİLLİ Saraylar İdaresi Başkanı Dr. Yasin Yıldız için şunları söyleyebilirim:
- Kendisini tam anlamıyla işine adamış bir isim.
- Alanında kendisini iyi yetiştirmiş bir uzman.
- Alanının uluslararası kıstaslarına büyük önem veren bir yönetici.
Darphane-i Amire’de yapılan ve ekim ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açılışı yapılacak beş müze...
Dr. Yasin Yıldız ve ekibinin sabırlı ve dikkatli çalışmasının ürünü.
Binalar aslına uygun olarak restore edilmiş.
Depolardaki eserler, incelikli bir titizlikle elden geçirilmiş.
Üç günde gezilebilecek beş ayrı müzedeki eserler, büyük emekler verilerek şahane biçimde sergilenmiş.
Dr. Yasin Yıldız ve ekibine Türkiye’ye kazandırdıkları bu muazzam eser için şimdiden çok teşekkürler.🤨