Derinlemesine düşünen sinekler
Bazen içgüdülerimizi bastırarak mantıklı olduğunu düşündüğümüz kararlar alıyoruz; bu kararlar içimizde yanlış oldukları hissini uyandırsa bile. Bazen de hatalarımızdan ders çıkarmadan, bir konudaki derin inançlarımızın peşinden gidiyoruz.
Meyve sineklerinin, karar verirken kendimizin daha fazla farkında olmamız konusunda bize öğretebileceği çok şey var.
Araştırmalar, meyve sineklerinin attıkları her adımı şekillendirirken dışarıdan ve içeriden gelen bilgileri birleştirme konusunda son derece algıları açık canlılar olduğunu gösteriyor.
Örneğin iki koku arasında seçim yaparken kokular birbirine ne kadar çok benziyorsa sinekler de o kadar uzun süre tereddüt ediyor.
Sanki seçeneklerin artılarını ve eksilerini hesaplıyorlar.
Lezzetli ancak besleyici olmayan bir ödülle, tadı acı fakat besleyici ve şekerli bir madde arasında kaldıklarında, seçimlerinin net değerini hesaplayabiliyor ve sağlayacağı besin karşılığında kötü tatlı yiyeceğe katlanabiliyorlar.
Ayrıca tehdit barındıran büyük bir ödül yerine daha küçük fakat daha güvenli bir ödülü tercih etme olasılıkları daha yüksek. Ancak çok aç ya da stresli olduklarında bu durum değişebiliyor.
Olumlu bir kokuyu bir ödülle ya da olumsuz bir kokuyu bir ödülle ilişkilendirecek şekilde eğitilen sağlıklı sinekler, genellikle belirsiz bir kokuya yaklaşarak ne olacağını görmeye istekli oluyor.
Stres altındaki sinekler ise bu riski almamaya daha yatkın davranıyor.
Tıpkı sineklerde olduğu gibi, bizim de içsel durumumuz bazen muhakeme yeteneğimizi gölgeleyebiliyor.
Ancak sinekler, sürekli olarak kendimiz ve başkaları hakkında edindiğimiz küçücük algı parçalarından oluşan rengarenk bir bütün olan içgüdülerimizin ve öğrendiğimiz deneyimlerin, kimi zaman sağlıklı kararlar vermemize yardımcı olabileceğini de hatırlatıyor.
Her hamamböceğinin tamamen aynı şekilde davrandığı modellerin, hamamböceklerinin gerçek hayattaki karar alma biçimine yaklaşmayı bile başaramadığı görüldü.
Öte yandan kişilik farklılıklarının fazla olduğu gruplar, daha fazla sosyal etkileşim yaşandığı için kolektif kararları daha hızlı aldı.
Planas-Sitjà, "Çok şaşırdım. Bir eğilim görmeyi bekliyordum ama bu kadar açık ve tekrarlanabilir bir örüntü beklemiyordum" diyor.
Planas-Sitjà'ya göre yalnızca cesur ya da keşfetmeyi seven bireylerden oluşan hamamböceği grupları, fazla hareket ettikleri için biraraya gelmekte ve uygun bir barınağı seçmekte daha fazla zorlanıyor.
Çok fazla ürkek bireyin bulunduğu gruplar ise bir yere hızla yerleşebilse de kötü bir barınak seçme riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Planas-Sitjà, "Kolektif zekayı ortaya çıkaran şey, işbirliğinin derecesi ile davranış çeşitliliği arasındaki hassas denge" diyor.
"Bu küçük hayvanlarda kişilik bu kadar önemliyse, daha fazla toplumsal karmaşıklık katmanına sahip toplumlarda yaşayan canlılar üzerindeki etkisinin ne kadar büyük olabileceğini tahmin edebiliriz."