Ancak bugün kullandığımız matcha’yla ilgili önemli bir ayrıntı var: Matcha, herhangi bir yeşil çayın öğütülmüş hali değildir. Matcha üretiminde kullanılan tencha (Japonya’ya özgü, özel bir yeşil çay) yaprakları hasattan önce belirli bir süre güneş ışığından korunuyor. Yapraklar daha sonra buharda işleniyor, kurutuluyor ve çok ince bir toz haline getiriliyor. Gölgede yetiştirme yöntemi çayın acılığını azaltırken karakteristik umami tadının güçlenmesine yardımcı oluyor.
Yani bugün birkaç saniyelik Instagram videolarında gördüğümüz o parlak yeşil tozun arkasında aslında oldukça eski ve zahmetli bir üretim kültürü bulunuyor. Peki, matcha neden bir anda patladı? Bence bunun ilk cevabı çok basit: Çünkü yeşil.
Matcha sosyal medya çağında başarılı olabilecek bir ürünün neredeyse bütün özelliklerine sahip. Rengi güçlü ve hemen tanınabiliyor. Beyaz sütle birleştiğinde güzel bir kontrast oluşturuyor. Bambu çırpıcıyla karıştırılması küçük bir seremoni yaratıyor. Üstelik strawberry matcha gibi ürünlerle birleştiğinde pembe, beyaz ve yeşil katmanlar ortaya çıkıyor. Yani müşteri içecek satın almıyor. Bir görüntü, bir ritüel ve paylaşabileceği bir an satın alıyor.😐