Kahveden pastaneye her yere girdi
Gastronomi dünyasında bunu daha önce birçok kez gördük. Bir dönem her yerde avokado vardı. Sonra trüf. Sonra Antep fıstığı. Bir içerik trend olduğunda sektörün ilk refleksi onu mümkün olan her ürünün içerisine koymak oluyor. Bir süre sonra tüketici yoruluyor. Matcha’da da muhtemelen aynı şeyi yaşayacağız. Her tatlının yeşil olmasına gerek olmadığını tekrar hatırlayacağız. Ama matcha’nın önemli bir avantajı var: Artık sadece çay değil. Kahve sektörüne girdi, pastaneye girdi, fırıncılık dünyasına girdi, dondurmaya girdi, tatlıya, içeceklere girdi.
Bu nedenle matcha’nın bir trendden kalıcı bir kategoriye dönüşme ihtimalini oldukça yüksek görüyorum. Bence gastronomi dünyasının matcha’dan çıkarması gereken en önemli sonuç başka. Belki de asıl trend matcha değil. Asıl trend, eski ürünlerin yeni nesil tarafından yeniden keşfedilmesi.
Yüzlerce yıllık bir Japon çayı bugün TikTok sayesinde dünyanın en modern içeceklerinden biri gibi algılanabiliyor. Ve bu bize çok önemli bir şey gösteriyor: Geleceğin gastronomisini yaratmak için her zaman yeni bir ürün bulmamız gerekmiyor. Bazen zaten yüzlerce yıldır önümüzde duran bir ürüne yeni bir gözle bakmak yeterli. Çünkü trendler gelir ve gider. Ama bazı ürünler trend olmayı bırakıp günlük hayatımızın bir parçası haline gelir. Matcha’nın gerçek başarısını da belki birkaç yıl sonra anlayacağız: İnsanlar artık fotoğrafını çekmediğinde hâlâ içmeye devam ediyorlarsa, matcha bir trend olmaktan çıkmış demektir.🤫