Avrupa’da yeni nükleer ittifak
BİR süre önce rafa kalkmış gibi görünen Ukrayna’daki savaş tekrar alevlendi. Bu günlerde savaşın gölgesinde sessiz ve gergin yeni bir ittifakın doğuşuna tanıklık ediyoruz.
İttifakın ortak noktası Avrupa’da artan Rusya tehdidi.
Geçen hafta Ukrayna’nın giderek yoğunlaşan dron saldırılarında ilk kez İngiliz dronlarının kullanıldığı ortaya çıktı. Moskova bu haber üstüne İngiltere’ye tepki gösterdi.
Ancak İngiltere’nin yeni başbakanı Andy Burnham hafta başında ilk resmi yurtdışı ziyaretini Ukrayna’ya yaptı. Ziyaret sırasında İngiltere’nin uzun menzilli füze sisteminin kodlarını Ukrayna’ya vereceği açıklandı.
Moskova bunun ardından İngiltere’yi açıktan tehdit etti. Putin’in danışmanı Andrey Fedorov, “İngiltere’deki dron fabrikalarına kimliği belirsiz saldırılar düzenlenebilir” dedi.
Bu tehdit, ABD istihbaratının “Rusya bir NATO üyesine dronla saldırabilir” açıklamasının teyidi gibiydi.
Üstüne bir de İngiliz hükümetinin “iklim krizi ve tehditlere karşı halkı temel gıda ve su stoku yapmaya çağıracağı” haberi çıkınca savaş tamtamları çalanlara gün doğdu.
Açıkçası tehdit retoriğini kullansa da Rusya’nın şu an bir Avrupa ülkesine saldırabileceğini düşünmüyorum.
Ancak ortada bir gerçek var. ABD askeri gücünü yavaş yavaş azaltırken bu durum Avrupa’yı yeni arayışlara itiyor.
Avrupa’nın iki nükleer gücü İngiltere ve Fransa geçen sene tarihi bir adım atarak nükleer silahlarını birbirine entegre etmeye yönelik bir mutabakat imzaladı.
Almanya ise İkinci Dünya Savaşı’nda yaşananların bir bedeli olarak nükleer güce sahip değil. Ülkede NATO çerçevesinde ABD’ye ait nükleer füzelerin bulunduğu biliniyor. Ancak şimdi ABD bölgeden çekilirken Almanya bu konuda tarihi bir adım atıyor.
İki gün önce Telegraph gazetesi Almanya’nın İngiltere’ye ait nükleer caydırıcılık programına yatırım yapmak üzere görüşmeler yürüttüğünü yazdı.
Buna göre Almanya, NATO müttefikleri Fransa ve İngiltere’nin nükleer silah teknolojisinden faydalanmak istiyor.
İngiltere’nin Trident adı verilen nükleer caydırıcılık programı balistik füzelerin yanı sıra nükleer silah taşıyabilen denizaltılara da dayanıyor.
Almanya’nın Britanya’daki nükleer deniz üslerine Patriot savunma sistemleri kurup personel desteği vereceği iddia ediliyor.
Yine Almanya’nın, Fransa ve İngiltere nükleer şemsiyesini kuvvetlendirmek için de finansman desteği sağlayacağı söyleniyor.
Özetle, yeni bir nükleer ittifak kuruluyor. Tarihi bir kırılmanın eşiğindeyiz.
Bu adım, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Almanya’nın askerî açıdan yaptığı en önemli hamlelerden biri olabilir.