Hava değişiyor nefes almak zorlaşıyor
Bir sabah pencereyi açtığımızda içeri dolan sıcak hava, uzayan yaz günleri, mevsiminde açmayan ya da hiç beklemediğimiz zamanda çiçeklenen bitkiler... İklim değişikliği çoğu zaman kuraklık, sıcak hava dalgaları veya doğal afetlerle konuşuluyor. Oysa değişen iklimin etkileri yalnızca doğanın üzerinde değil, doğrudan aldığımız her nefeste de kendini gösteriyor.
Özellikle polen mevsimlerinin uzaması, hava kirliliğinin artması, aşırı sıcaklar ve yangın dumanları, solunum yolları açısından yeni bir risk tablosu oluşturuyor. Maalesef ki astım hastalığı da bu tablonun en dikkat çekici başlıklarından biri haline geldi. Bu nedenle artık astımı yalnızca bireysel bir sağlık sorunu olarak değil, çevremizdeki değişimlerle birlikte değerlendirmek gerekiyor. Peki sıcaklıkların yükselmesi ve havanın kirlenmesi astımı nasıl etkiliyor? Polen mevsimi neden uzuyor ve özellikle çocuklar neden daha fazla risk altında? Günlük yaşamda alınabilecek önlemler neler?
POLENLER TAKVİMDEN TAŞIYOR
Bahar geldiğinde doğanın canlanması güzel bir manzara sunsa da bazı kişiler için aynı dönem, uzun süren hapşırma, öksürme ve nefes darlığı çekme anlamına geliyor. Bunun nedeni ise yalnızca polen miktarının artması değil, iklim değişikliğinin bitkilerin gelişim ve çiçeklenme dönemlerini de değiştirmesi. Daha yüksek sıcaklıklar ve atmosferdeki karbondioksit artışı, bazı bitkilerin daha fazla polen üretmesine, polen sezonunun daha erken başlamasına ve daha uzun sürmesine katkıda bulunabiliyor. Avrupa Çevre Ajansı verilerine göre son 20 yılda polen sezonlarının süresi ortalama olarak yılda 0.9 gün uzarken, polen yükünde de artış gözleniyor. Üstelik mesele yalnızca takvimin birkaç hafta ileri veya geri kayması değil. Sıcaklık, nem, hava olayları ve atmosferik koşullar polenlerin havadaki yoğunluğunu ve alerjenik özelliklerini değiştirebiliyor. Özellikle alerjik bünyeye sahip kişilerde bu durum astım belirtilerinin daha sık veya daha şiddetli ortaya çıkmasına zemin hazırlayabiliyor. Çocuklarda polen maruziyeti ile astım alevlenmeleri ve hastaneye başvurular arasındaki ilişkinin daha belirgin olduğuna yönelik bilimsel bulgular da bulunuyor.