Gelelim işin sırrına... Son üç ayda gerçekleşen büyük depremlerin dünya kamuoyunda yankı bulmasının sebebi aslında sıklığı değil, yaşam alanlarına yakın oluşu. The Conversation’daki makaleye göre depremin büyük şehirlerde gerçekleşmesi yıkıma yol açtığı için dünya basınında geniş yer buluyor. Felaket anında telefonla çekilen görüntüler de sosyal medyada hızla viral oluyor ve insan psikolojisi üzerindeki dramatik etkiyi çoğaltıyor. Hal böyle olunca hasarın büyüklüğü, görünürlüğü ve güncelliği insan zihnindeki yaftalamayı güçlendiriyor.
Psikolojide bu durumun isimleri var. Gündemdeki olaylara geçmiştekilere kıyasla daha fazla önem atfetmeye ‘güncellik yargısı’ denirken sıradışı olayları bir kez fark ettikten sonra daha sık karşılaşma illüzyonuna ‘sıklık yanılgısı’ deniyor. Sonuç olarak, bilimsel verilere bakarak şimdilik kıyametin kopmadığını, ‘dağların yürütüleceği’ güne henüz varmadığımızı söylemek mümkün. Diğer yandan depremlerin şehirlere yaklaşması bize ‘ilahi bir mesaj’ sezdiriyorsa, göz ardı etmemek faydalı olabilir.🤫