Bağırsak sağlığından homeopatiye bütüncül bakış
Naz Ersoy ile Başkent Panoraması’nda bu ayki konuğum Homeopat Eczacı Reyhan Aliusta oldu. 32 yıllık eczacılık deneyimini homeopati çalışmalarıyla birleştiren Reyhan Aliusta ile sağlığa bütüncül yaklaşımı, kişiye özel değerlendirmeyi, bağırsak–cilt eksenini ve Akavital’i konuştuk...
* Öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz? Eczacılığa uzanan hikâyeniz nasıl başladı?
32 yıllık meslek hayatımda eczacılığı yalnızca eczane ile sınırlı görmedim. Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olduktan sonra ürün geliştirme ve formülasyon çalışmalarında yer aldım. Özellikle cilt ve saç bakım ürünleri, güneş koruyucular ve gıda takviyeleri üzerine çalıştım.
* Klasik eczacılıktan homeopatiye uzanan yolculuğunuz nasıl başladı?
Yıllar içinde insan sağlığına bakış açım değişti. Bedenin fiziksel, zihinsel ve duygusal yönleriyle bir bütün olduğunu gördükçe homeopatiye yöneldim. Kişiyi bir bütün olarak ele alması beni en çok etkileyen yönü oldu.
Reyhan Aliusta
* Homeopati ekolünü, bu dünyayı hiç bilmeyen birine nasıl anlatırsınız? Homeopatinin temelinde nasıl bir düşünce ve yaklaşım var?
Homeopati, insanı fiziksel, zihinsel ve duygusal yönleriyle bir bütün olarak ele alan bir yaklaşımdır. Bitki, mineral ve farklı doğal kaynaklardan hazırlanan remediler kişiye özgü seçilir. Temel prensibi, “benzer benzeri iyileştirir” yaklaşımıdır.
* Homeopati hangi konularda kişiye destek olabiliyor?
Belirli bir hastalığı doğrudan tedavi etmekten ziyade kişinin genel iyilik hali ve semptomlarla baş etme sürecinin desteklenmesi hedeflenir.
* Homeopatinin kendi içinde farklı ekolleri ve uygulama alanları var mı?
Evet. Klasik, klinik ve kompleks homeopati gibi farklı ekoller bulunuyor. Remedi seçimi ve kişiye yaklaşım biçimleri farklılık gösterebiliyor.
* Homeopatide neden yalnızca şikâyete değil, kişiye bir bütün olarak bakılıyor?
Biz yalnızca şikâyete değil, “Bu şikâyet neden ortaya çıktı?” sorusuna da bakıyoruz. Önemli olan semptomu baskılamak değil, altta yatan durumu anlamak ve kişiyi bütüncül değerlendirmek.
* Aynı şikâyetle gelen iki kişiye neden aynı homeopatik yaklaşım uygulanmayabiliyor?
Çünkü şikâyet aynı olsa da kişi aynı değildir. Her bireyin fiziksel, zihinsel ve duygusal özellikleri ile yaşam biçimi farklıdır. Bu nedenle yaklaşım kişiye özeldir.
* Bir homeopatın danışanını değerlendirirken dikkat ettiği en önemli noktalar neler?
Kişinin şikâyetlerinin yanı sıra yaşam öyküsü, alışkanlıkları, duygusal tepkileri ve davranışları değerlendirilir. Çocukluktan bugüne uzanan detaylı bir anamnez alınır. Amaç, kişiyi tanımaktır.
* Homeopatinin günlük yaşam ve genel iyilik hali açısından sağlayabileceği katkılar neler?
Kişinin uyku, stres, enerji ve duygu durumunu fark etmesine katkı sağlar. Kişi kendini ve bedeninin sesini dinlemeyi öğrenir.
* Kronik rahatsızlıklarla yaşayan kişiler homeopatik yaklaşımdan hangi noktalarda destek alabiliyor?
Kronik hastalıklarda yalnızca semptomların baskılanması yerine kişi ve beden bir bütün olarak değerlendirilir. Amaç bedenin dengesini ve iyileşme sürecini desteklemektir.
* Örneğin kemoterapi gibi zorlu tedavi süreçlerinde homeopatik yaklaşım nasıl destekleyici bir rol üstlenebilir?
Homeopati bu süreçlerde tamamlayıcı bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir. Mevcut tedavinin yerine geçmez ve mutlaka hekimin bilgisi ve kontrolü altında uygulanmalıdır.
* Homeopatide sık duyduğumuz “remedy” kavramı tam olarak ne anlama geliyor ve nasıl hazırlanıyor?
Remedyler bitkisel, mineral veya diğer kaynaklardan elde edilen maddelerin basamaklı olarak seyreltilmesi ve her aşamada çalkalanmasıyla hazırlanır. Bu işleme potentizasyon denir.
* Bir kişiye hangi remedy’nin uygun olduğuna nasıl karar veriliyor? Remedy seçimini kişiye özel yapan temel kriterler neler?
Detaylı bir anamnez alınır. Kişinin fiziksel, zihinsel ve duygusal özellikleri değerlendirilerek uygun remedy seçilir ve süreç takip edilir.