Belki bu nedenle The Guardian’a verdiği bir röportajda söylediği cümle bana Asma’yı bütün ödüllerinden daha iyi anlatıyor: “Yemek derinden politiktir.”
Çünkü onun için mesele yalnızca ne yediğimiz değil: Kimin yiyebildiği, kimin yiyemediği. Kimin ürettiği, kimin kazandığı. Ve bütün bunların arkasındaki güç ilişkileri.
Gastronomi dünyasında yıllardır bize yıldızlar ve listeler üzerinden başka bir başarı cetveli öğretildi. Oysa TIME’ın Asma Khan seçimi önümüze bambaşka bir ölçü koyuyor: Söylediğin söz ne kadar uzağa gidiyor?
Bence önümüzdeki yıllarda gastronominin asıl meselesi de bu olacak. Çok iyi yemek yapan şeflerin sayısı giderek artıyor. Teknik bilgi artık dünyanın her yerine çok hızlı yayılıyor. Aynı ürüne, aynı ekipmana, aynı tekniklere ulaşmak eskisinden çok daha kolay. Ama herkeste bulunmayan bir şey var: Söyleyecek söz.🤨