ALNIMA ÇATAL YAPIŞTI AMA...
SAKİN OLUN! DÜNYANIN MANYETİĞİ BOZULMADI
Kaşıklar göğüste.
Çatallar kolda.
Bıçaklar omuzda.
Ve düşmüyorlar!
Son birkaç gündür sosyal medyayı bu videolar sardı.
İnsanlar mutfaktan ne bulursa alıp vücutlarına yapıştırıyor.
Oyuncu Pelin Akil de denemiş.
Bir kaşık koyuyor.
Duruyor.
Bir tane daha.
O da duruyor.
Şaşkın:
“Aklımı kaybedeceğim!”
Sonra hepimizin aklından geçeni soruyor:
“Peki nasıl mümkün olabiliyor bu? Gerçekten dünyanın manyetiği mi bozuldu?”
“Kuantumcular”, “frekansçılar” falan...
Öyle olduğu iddiasında çünkü.
E ben durur muyum?
Mutfağa gittim.
Bir çatal alnıma.
İki kaşık göğsüme.
Bir çatal omzuma...
Hepsi durdu.
Fotoğraf da şahidim.
İtiraf edeyim, ben de merak ettim.
Çünkü insan vücudunun bir anda mıknatısa dönüşmesi elbette pek akla yatkın değil.
Ne oluyor?
Astrofizikçi Prof. Dr. Ersin Göğüş’ü aradım. Sağ olsun, hoşgörülüdür; saçma sorularımı da yanıtlar.
Önce şunu öğrendim.
Dünya’nın gerçekten bir manyetik alanı var. Üstelik sabit de değil.
Dünya’nın katı çekirdeğinin çevresinde büyük ölçüde sıvı demirden oluşan bir dış çekirdek var. Hocanın benzetmesiyle, “Anne karnındaki bebek gibi sürekli hareket halinde.”
İşte bu hareketlerin yarattığı jeodinamo, Dünya’nın manyetik alanını oluşturuyor.
Ve evet, manyetik eksende zaman zaman küçük kaymalar da olabiliyor.
Buraya kadar “Dünya’nın manyetiği kaydı” teorisyenleri sevinebilir.
Ama fazla sevinmesinler!
Çünkü alnımdaki çatalın bununla hiçbir ilgisi yok.
Cevap ise evrenin gizemlerinde değil, lise fiziğinde saklı.
İnsan cildi kupkuru değil. Terliyoruz. Cildimizde nem ve doğal yağ tabakası var. Cismin yüzeyi ve vücut açısı da uygun olduğunda sürtünme, aşağı çeken ağırlığı dengeleyebiliyor.
Kaşık ve çatalın kavisli yüzeyi de cilde
iyi oturunca...
Hop!
Orada kalıyor.
Prof. Dr. Göğüş de buna dikkat çekiyor:
“Önemli olan kuvvetlerin birbirini dengeleyip dengeleyemediği. Bu temel Newton prensibidir.”
Hani her açıklayamadığımız şeyi “kuantum”a bağlamayı pek seviyoruz ya...
Hocanın buna cevabı şahane:
“Burada işleyen mekanizma kuantum değil, Newton.”
Yani ortada ne kozmik enerji ne de insanlığın topluca mıknatısa dönüşmesi gibi bir durum var.
Prof. Dr. Göğüş gülerek özetliyor: “Lisede gördüğümüz klasik fizik hayatımızın yüzde 99’unu çözüyor aslında.”
Sonra çok sevdiğim bir şey daha söylüyor:
“Güzel bir akım olmuş. İnsanlar sebebini sorgulamış.”
Haklı.
Demek ki bazen bilimi merak etmek için...
İnsanın önce alnına bir çatal yapıştırması gerekiyormuş.🤨