‘GÖZ DOKTORU MUAYENESİNDEN AĞLAYARAK ÇIKTIM’
Bu noktaya gelene kadar hayat onun için bambaşka şeyler planlamıştı. İlkokul yıllarında okul birincisi olan, bilgi yarışmalarında okulunu temsil eden başarılı öğrenci, ortaokula başladığında tahtayı görememeye başladı. Yazılanları seçemiyor, arkadaşlarının defterlerine bakarak not almaya çalışıyordu. Bazen arkadaşları buna izin vermiyor, öğretmenler ise gözlüğü olmadığı için onu ön sıraya oturtmuyordu. Sınavlarda soruları okuyamadığı için ağladığı günler oldu. Öğretmenleri neden ağladığını anlayamıyor, o ise tahtadaki yazıları göremediğini anlatamıyordu. Ailesi sonunda onu göz doktoruna götürdü. Ancak o muayene, hayatının en büyük hayal kırıklıklarından biri oldu. Henüz 12 yaşındayken çıktığı ilk göz muayenesinde doktor yalnızca en üst sıradaki büyük harfleri okuttu. Daha küçük harfleri göstermeden muayeneyi sonlandırdı ve babasına dönerek,"Gözünde hiçbir şey yok. Bu yaşlarda çocuklar gözlük hevesi yapabiliyor"dedi. Muayene odasından ağlayarak çıktı. O günden sonra babası da kızının gözlerinin bozuk olduğuna inanmadı. Dilek Kuşaslan Avcı ise dört yıl boyunca dünyayı bulanık görerek yaşamaya devam etti. Tahtayı göremediği için okul başarısı hızla düştü. Özgüvenini kaybetti. Sosyal ve girişken kişiliği yerini içine kapanık, mutsuz bir çocuğa bıraktı.
"Ben 5 yaşındayken evimize gelen bir doktoru izlememle başladı her şey"diyen Dilek, “O dönem babamın memuriyeti nedeniyle Sarıkamış’ta yaşıyorduk. Babaannemin ilerleyen hastalığı nedeniyle yürüyememesi üzerine evimize muayeneye bir doktor geldi. Ben o doktorun yaptığı işlemleri kapı arasından merakla izlemekle başladım. Yeni mezun genç bir doktordu, hasta iletişimi, hastaya verdiği moral, eskiden olan o enjektörü hazırlayıp uygulaması beni çok etkilemişti. Ben de o gün doktor olup insanları iyileştiren biri olabilirim diye düşündüğümü hatırlıyorum. Sonrasında ilk ve orta öğrenimim sırasında babamın tayinleri nedeniyle yaşadığımız şehirlerde 2-3 yılda bir okul değişikliklerim oldu. Her gittiğim okulda özellikle Kızılay konuluna girmeye, teneffüslerde düşüp yaralanan çocuklara pamuk ve tentürdiyotla gidip pansuman yapmaya başladım. Doktor olup insanlara faydalı olmak gibi bir hayalim vardı” dedi ve ekledi:
Alıntı Metni 390 milyon dolarlık plan! ABD sattı, İran destekli Husiler kullandı: F-5'ler bugün kimin elinde?