BATAN GEMİNİN HİKÂYESİ
Önce, batan geminin hikâyesini anlatayım. Filo Jet, Mersin’de kurulu ve KKTC’de de ofisleri olan Filo Denizcilik şirketine ait. Gemi, 2001 yılında Fransa’da inşa edilmiş. Bir hatırlatma yapayım. 2013 yılında Hatay’ın İskenderun Limanı’ndan, Mısır’a düzenli yolcu ve Ro-Ro (arabalı yük gemisi) seferleri başlatılmıştı. Çok kısa bir süre sonra ise jeopolitik nedenlerden ötürü seferler iptal edildi. İşte batan bu gemi, Mısır seferleri için Fransa’dan Türkiye’ye getirilmiş.
Gemi Türkiye’ye getirilmiş ancak, getiren şirketin yaşadığı finansal sorunlar ve icra davaları nedeniyle 2 yıl boyunca bir rıhtımda bekletilmiş. İki yıl önce ise gemiyi Filo Denizcilik satın almış. Gemi İskenderun Akdeniz Tersanesi’nde tamir ediliyor ve kapsamlı bakımdan geçiyor. Görüştüğüm uzmanlar, yaşı eski olsa da bakımlarından dolayı gemide hiçbir sorun bulunmadığını söylüyor. Hatta uzmanlar, genç gemi bile diyor.
YANLIŞ KULLANIM, PERSONEL YETERSİZLİĞİ
Peki, sorun nerede? Daha doğrusu kazanın nedeni ne? Uzmanlar, kazanın nedenini geminin yanlış kullanımına ve personel yetersizliğine bağlıyor. Tabi buradan da işin ucu Filo Denizcilik şirketine dayanıyor.
Uzmanlardan aldığım bilgileri aktarayım. Uzman derken de şunu belirteyim, daha önce yaşanmış benzeri kazaları incelemiş, kazanın yaşandığı gemiyi de yakından bilen kişilerden bahsediyorum. Bu tarz gemilerin, klasman gereği, çelik konstrüksiyon olmadığı, kompozit benzeri özel malzemeden (farklı malzemelerin kimyasal olarak bileşiminden oluşan malzeme) oluştuğu, yüksek süratli gemiler olduğu ve üç metreden yüksek dalgalara sokulmaması gerektiği belirtiliyor.