‘FİLTRE DEDEKTİFLERİ’ SEVİM EMRE’NİN PEŞİNDE
SEVİM Emre’nin son fotoğrafı epey konuşuldu.
82 yaşında.
Bahçede mayosuyla poz vermiş.
Ve evet...
Fotoğrafa epeyce de filtre değmiş.
Yorumlar da zaten bunun üzerine.
“Yapay zekâ.”
“Gerçek hali böyle değil.”
E biliyoruz zaten.
Eleştirenlerin çoğu da yine kadınlar.
Sevim Emre ise inkâr ediyor:
“Akıllarını yapay zekâyla bozmuşlar. Hiç işim olmaz. Rabbim cömert davranmış, şükürler olsun.”
Bense şunu düşündüm:
82 yaşındaki bir kadının nasıl görünmesi bizi memnun eder acaba?
Zira kırışıklıklarıyla fotoğraf koysa, “Yaşlanmış.”
Estetik ya da medikal müdahale yaptırsa, “Yüzü tanınmayacak hale gelmiş.”
Filtre kullanmasa, “Özensiz.”
Kullansa, “Kendini niye olduğu gibi kabul etmiyor?”
İyi de belki Sevim Emre kendini o fotoğraftaki gibi görmek istiyor.
Belki başkalarının da onu öyle görmesini seviyor.
Ne var bunda?
Üstelik bunu bize açıklamak zorunda da değil.
Sonuçta hepimiz sosyal medyada kendimizin hangi halini göstereceğimize karar vermiyor muyuz?
Hadi itiraf edin!
En güzel çıktığımızı seçiyor, ışığı ayarlıyor, açıyı değiştiriyor, beğenmediğimizi silmiyor muyuz?
Filtre bunun ileri hali.