Trendler geri geliyor peki biz aynı mıyız
Moda dünyasında son zamanlarda tuhaf bir dejavu hissi var. Bir mağazaya giriyorsunuz, tanıdık bir loafer. Sokakta yürüyorsunuz, yıllar önce giydiğimiz bir süet ceket. Podyumlara bakıyorsunuz, danteller, düşük belli pantolonlar, ince askılı elbiseler, retro spor parçalar... Bir an için insanın aklına şu soru geliyor; “Biz bunları daha önce görmedik mi?” Gördük. Ama bence mesele tam da burada başlıyor. Çünkü moda geçmişe dönüyor olabilir ama hiçbir şey geri geldiği haliyle kalmıyor. Belki de trendler geri dönmüyor. Biz onlara başka bir yerden bakmaya başlıyoruz.
GARDIROPLARIMIZ BİRAZ ARŞİVE DÖNÜŞÜYOR
Uzun zamandır moda bize sürekli yeniyi anlattı. Yeni sezon. Yeni çanta. Yeni renk. Yeni siluet. Hatta bazen daha geçen sezon aldığımız bir parçanın bile eskidiğini hissettirdi. Şimdi ise başka bir şey oluyor. İnsanlar geçmiş sezonların parçalarını yeniden arıyor. Vintage mağazalar ilgi görüyor. Yıllar önce tasarlanmış çantalar, ceketler ve ayakkabılar yeniden arzu nesnesine dönüşüyor. Üstelik artık yalnızca “vintage” demek de yetmiyor. Belli tasarımcıların belli dönemleri aranıyor. Bir çantanın hangi yıl üretildiği, bir ceketin hangi koleksiyona ait olduğu bile onun hikâyesinin bir parçası haline geliyor. Belki de uzun zamandır ilk kez bir parçanın yeni olmasından çok, bir geçmişe sahip olması ilgimizi çekiyor. Bunu seviyorum. Çünkü moda yalnızca geleceği tahmin etmek zorunda değil. Bazen geçmişe bakarak da ilerleyebilir.🤨