YAPTIKLARININ İYİ Mİ, KÖTÜ MÜ OLDUĞUNA KARAR VERMEK BANA DÜŞMEZ
* Oynadığınız seri katil hakkında konuşalım. Azmi, zekâsı... Catherine’i anlatır mısınız?
- Lola Petticrew: Gerçekten inanılmaz biri. Bence asıl mesele de bu: Sevilebilir, hatta insanın gönlünü kazanabilecek bir karakter. Dizi, bu kadınların tüm karmaşıklıklarıyla; sert, çelişkili ve gri taraflarıyla var olabilmelerine alan açıyor. Ardından izleyici kendi ahlaki sınırlarıyla hikâyeye dâhil oluyor ve biz bu sınırları giderek daha da zorluyoruz. Öyle ki insanlar, diziyi izlemeden önce asla haklı bulamayacaklarını düşündükleri bazı şeyleri savunmaya başlıyorlar.
Dizi aynı zamanda “kusursuz mağdur” düşüncesini de çok güçlü bir biçimde yıkıyor. Çünkü karşınıza yalnızca masum “komşu kızı” tipi çıkarılır ve onun yaşananları kesinlikle hak etmediği söylenirse, dolaylı olarak bazı insanların bunları hak ettiğini ima etmiş olursunuz. Bu da düpedüz korkunç bir düşünce.
* Seri katil rolü oynarken, günün sonunda eve gitmek zor oluyor mu, yoksa sette her şeyi atıyor musunuz?
- Lola Petticrew: Bu benim işim. Emmy’nin dediği gibi, kendi ahlaki yargılarınızla gelemezsiniz. Catherine’in yaptıklarının iyi mi kötü mü olduğuna karar vermek bana düşmez; bu izleyiciye kalmış bir şey. Setten sonra akşam eve gidip çoraplarınızı giyip bulaşık makinesini doldurmanız gerekiyor.🤨