İKİSİ DE DERİNDEN KUSURLU KADINLAR
* Emmy, derin travma yaşayan bir kadını canlandırıyorsunuz. Ancak ironik biçimde, bu travmanın dışavurumları onu işinde çok başarılı kılıyor. Karakterinin doğasındaki bu ikilik hakkında neler söylemek istersiniz?
- Emmy Rossum: Bazen süper güçlerimiz, aynı zamanda bizimle ilgili en zorlayıcı şeyler de olabiliyor. Benim karakterimin Lola’nın karakteri Catherine’e (seri katil) karşı neredeyse mıknatıs gibi bir içgüdü duymasının nedeni, aslında birbirlerinin aynası olmaları. Zamanla, farklı olduklarından çok daha fazla benzediklerini göreceğiz.
İkisi de derinden kusurlu kadınlar; ikisi de adalet ve intikam peşinde. Aralarındaki fark şu: Benim karakterim, kendisi için adaletin mümkün olduğuna inanmaktan vazgeçmiş ve daha geniş ölçekte adalet arıyor. Yine de kendi adalet arayışında onu hayal kırıklığına uğrattığını bildiği hukuk sisteminin çerçevesi içinde hareket etmeyi sürdürüyor.
Catherine ise benim karakterim gibi, hayatı boyunca küçümsenmiş biri. Ancak adaleti elde etme biçimi daha patlayıcı ve dışavurumcu. Sadece kendisi için değil, genel olarak kadınlar için de adalet arıyor ama nasıl?
Lola Petticrew🤨