GERÇEK HAYATIN O KARMAŞIK HÂLİYLE İLGİLENİYORUM
* “Shameless”tan Angelyne’e, oradan da “Furious”a uzanan süreçte canlandırdığınız kadınlar giderek daha zor tanımlanan ve kolayca kategorize edilemeyen karakterlere dönüştü. İzleyicinin hemen anlayamadığı, çelişkileri ve karanlık yönleri olan rolleri seçmek kariyerinizde bilinçli bir tercih mi?
- Emmy Rossum: Ahlaki gri alanlar beni çok etkiliyor. Artık genç ve naif kadın karakterleri oynamamanın hediyesi, kusurları olan, değişken ve arkasında bir geçmiş taşıyan karakterleri canlandırma fırsatı sunması. Bu tür fırsatların üzerine gidiyorum. Hatta bazen menajerim, “Muhtemelen çoğu oyuncu bunu yapmak istemez; o yüzden sana göndereceğim” diyor. Bunlar çok değerli fırsatlar. Örneğin “The Crowded Room”da çocuğunun cinsel istismarını inkâr eden bir anneyi canlandırmıştım. Ben ilk anda bir yargı, kafa karışıklığı ya da utanç duygusu yaratan karakterlerle özellikle ilgileniyorum. Bu tür rollere yöneliyorum; çünkü bunun, kendimle, kendi empati kapasitemle ve toplumun empatisiyle ilgili keşfedilmesi gereken bir şey olduğuna işaret ettiğini düşünüyorum. Kadınlar söz konusu olduğunda, “Melek mi, şeytan mı?” diye sınıflandırmak çok kolay. Bense gerçek hayatın o karmaşık, dağınık hâliyle çok daha fazla ilgileniyorum.
BU MESELE KÜLTÜRÜN HER ZAMAN PARÇASIYDI
* “Furious” (Öfkeli), Epstein belgelerinin gündeme çıktığı; kolluk kuvvetleri, yargı, federal kurumlar ve hatta daha üst düzey yapılar dâhil olmak üzere kurumlara duyulan güvenin azaldığı bir dönemde yayımlanıyor. Bu konuda bir şeyler söylemek ister misiniz?
- Lola Petticrew: Diziyi tek bir özel vakayla ilişkilendirerek çerçevelemenin hem diziye hem de ataerkillik ve kadın düşmanlığına sebep olan baskıcı sistemlerin ne kadar derine uzandığına haksızlık edeceğini düşünüyorum. Bu sistemler çok büyük; çok uzun zamandır da var. Bize sık sık, sanki kadınların öfkesi ancak şimdi görünür hâle gelmiş gibi sorular soruluyor. Oysa bu mesele kültürün her zaman bir parçasıydı. Hatta dizinin adına, Antik Yunan’daki Furia’lara kadar geri dönebiliriz. Dolayısıyla bunu tek bir olayı yansıtacak şekilde indirgemek, bu konuşmadaki herkese haksızlık olur.