SAVUNMA ALANINA NEDEN ÇOK İLGİ VAR
Ne değişti de bugün savunma sanayisindeki atılımları daha çok konuşuyoruz? Altınay, “Geçmişte yurtdışından ithal ettiğimiz birçok teknolojiyi bugün bu ülkenin çocuklarıyla geliştirip Türkiye’de üretiyoruz” diye yanıtlıyor: “1974’te Türkiye Kıbrıs Barış Harekâtı’nı yaşarken şunu gördü; vergilerimizle alınmış bir savunma ürününü o ürünün teknolojik altyapısı sizde değilse kullanamayabiliyorsunuz. 100 milyon dolarlık bir savunma aracını bin dolarlık bir yedek parçaya sahip olamadığınız için kullanamaz duruma gelebiliyorsunuz. Türkiye, rahmetli Özal’ın kurmuş olduğu Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile yeni bir döneme girdi. Daha önce sistem veya platformları hazır halde alır kullanırdık. Son 20 yılda en büyük değişim bu sistemleri üretmeye, bileşenlerini geliştirmeye başladık. Kaynaklar artık yurtdışına harcanmıyor. İçeriye yatırım yapılıyor. Bugün savunma endüstrisinde 100 bine yakın insan projeler içinde çalışıyor.”
ROBOTLARLA 80 BİN TON MÜHİMMAT BERTARAF ETTİK
Sanayi robotlarından savunma sanayisine girişleri: “2005 yılında NATO kapsamında bir projeye başvurduk; Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterindeki artık kullanılmayan mühimmatların güvenli şekilde sökülmesi işi. Daha önce bu mühimmatlar ya patlatılıyor ya gömülüyor ya da denize atılıyordu. 1997 yılında alınan kararla bunların hem ekonomiye kazandırılması hem de çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi hedeflenmişti. Robot teknolojisini kullanarak insanın doğrudan müdahil olmadığı söküm sistemleri ve tesisleri tasarladık. Mayınlardan havan mermilerine, top mermilerinden tank mühimmatına kadar 80 bin tonluk mühimmat bertaraf edildi. Farklı projelerin de gelmesiyle savunma alanında robot teknolojisini etkin kullanan sistemler geliştiren bir Türk şirketi haline geldik.”