BMC’ye gelince?
-Evet BMC’yi ise araç ve platform üreticisi olarak konumlandırıyoruz. Silah ya da mühimmat üretmiyoruz. Nasıl Mercedes Alman ordusunun, Toyota Japon ordusunun ihtiyaçlarını karşılıyorsa, biz de kendimizi öyle konumlandırıyoruz. Bu yaklaşım, hem otomotiv hem savunma sanayisinde küresel iş birlikleri kurabilmemizi kolaylaştırıyor. BMC’nin daha önce dağınık olan organizasyonunu sadeleştirdik.
Mimar Emre Arolat tarafından çizilen Müze Otel
Yeni Nesil Zırhlı
Türkiye’nin ürettiği zırhlılar özellikle bu coğrafyaya uygun olduğu için çevre ülkeler tarafından çok ilgi görüyor. Nitekim bu konudaki soruya Tosyalı şu cevabı veriyor: “Ankara’daki yeni tesis; ALTAY tankı ve yeni nesil zırhlı araç üretiminin merkezi hâline geldi. BMC Power çalışmalarını da ana organizasyonla bütünleşik bir yapıya kavuşturduk. Yine Kirpi ve Vuran gibi araçlarımız, bu coğrafyanın şartları ve kullanıcı ihtiyaçları dikkate alınarak geliştirildi. Bu nedenle farklı ülkelerden güçlü bir talep görüyoruz. Ancak savunma sanayisi ihracatı normal ticari satış gibi yürümüyor; her teslimat devletin izin ve dış politika değerlendirmelerine bağlı. Daha fazla satış yapabilecek kapasitemiz olsa da izin verilen takvim ve ülkeler çerçevesinde ilerliyoruz.”
-Yenilenme çalışmaları nasıl?
-Elbette önceliğimiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterini yenilemek. ZPT diye tabir ettiğimiz araçların tamamı yepyeni. 10 sene evvel Kirpi 1 diye tabir ettiğimiz araçların hepsini yeniledik. Evet iki günlük Fuat Tosyalı davetinin özeti bu.
Beni en çok etkileyenlere gelirsem;
1- Hatay Valisi Mustafa Masatlı ve eşi Esra Hanım’ın her türlü makamın ötesinde kalpleriyle çalışmaları.
2- Depremin ikinci günü Fuat Tosyalı’nın kendisi de dahil bütün vinçleri, kamyonları, ve her türlü kazıcı ekipmanıyla yardıma koşması.
3- Ve elbette 9 metrekarelik dükkanda babasının yanında çıraklık yapan küçük Fuat’ın, bugün aynı yere dünyanın en gelişmiş demir çelik tesislerini kurup 3 kıtada tesisler yaratarak demir çelikte devler ligine çıkması. Dahası Fuat Tosyalı’nın çırak olarak başladığı şehrinin teknik üniversitesinden fahri doktora ünvanı alması ayrıca etkileyiciydi.
4- Hatay’da dünyanın en büyük mozaik tabanlarından birinin bulunduğu Müze Otel’e gelince şaşkınlığımı gizleyemedim. Helenistik dönemden İslamiyet’e kadar 5 farklı arkeolojik kalıntının üzerine çelik sütunlarla oturtulan otel muhteşem bir etki yaratıyor. (Kalıntıları harika bir üslupla bize anlatan Ersin Kalay’a teşekkür ediyorum.)
5- Ve Hatay’ın o harika lezzet yelpazesi.. Çok şükür ki bu medeniyetler şehrimiz yeniden ayağa kaldırılmış. Emeği geçen herkesin önünde saygıyla eğiliyorum. Kayıplarımıza Allah’tan rahmet, geride bıraktıklarına sabırlar diliyorum.🤫