‘PANCAR TURŞUSU VE TÜRK KAHVESİYLE DE PORTRELER ÇİZDİM’
"Benim çalışmalarım bir hikâye anlatıcıdan çok, gördüklerimi kendi gözümden yansıtmak"diyen Kadriye, “Biz sadece gökyüzüne bakıp geçiyoruz ama oradaki buluttaki grilikler, beyazlıklar, güneşin yansımaları gerçekten inanılmaz bir güzellikte. Ben resim yapmaya başlamadan önce sadece bakıp geçtiğim birçok şeyin aslında içinde çokça güzellik barındırdığını fark ettim. Çünkü hayatı farklı görmeye başlıyorsunuz. Bu gördüklerimi yansıtmayı tercih ediyorum. Zaten o resim bakanda bir şeyler hissettiriyorsa, özellikle güzel hisler ve hayranlık uyandırıyorsa, ben zaten istediğimi almış oluyorum o işten. Özellikle portre çalışmalarında da modelimden bir duygu alıyorum. Bir bakışından, duruşundan, kafasından neler geçtiğini düşünüyorum. Bazen o duyguları yansıtmaya çalışıyorum portrelerimde. Yani her resmin bir hikâyesi var. Hikâye anlatıcı benim ama biliyorsunuz ki her hikâyeden herkes kendine farklı bir ders çıkarır. Bundan kendine bir şeyler çıkaranlar da resimlerimi gören, bakan gözler oluyor” ifadelerine yer verdi.
"İlk başta çok gerçekçi portreler ilgimi çekmişti"diyen Kadriye, “Toz pastelle başladım. Toz pastel biraz daha kirli bir teknik ve alerjik reaksiyon yaptı vücudumda. Çok hassas bir cildim var çünkü. Sonrasında kara kalem yaptım ama kara kalem yaptığımda bir renk olmuyor. Ben daha çok renklere âşık bir insanım. Çok geniş alana yayılmadan yapabileceğim temiz bir teknik seçmem gerekti. Ben de suluboya tekniğini seçtim. Suluboya tekniğini öğrenmesi çok keyifliydi. Çünkü geliştirmesi hızlı olmayan bir teknik açıkçası. Yağlı boyada ya da akrilikte renkleriniz hazır oluyor ve siz bunu tuvale koyuyorsunuz. Ama suluboyada malzeme de çok önemli ve malzemeyi tanımanız gerekiyor. Her fırça darbesinde ne kadar su alacaksınız, ne kadar boya alacaksınız, o esnada kâğıdınız ıslak mı kuru mu gibi. Sizi her fırça darbesinde, her boyada alışık olduğunuzdan farklı düşünmeye iten bir teknik. Bazı noktalarda hızlı yapmak gerekiyor” bilgisini paylaştı ve ekledi:
Alıntı Metni 31 yıl sonra De Nıro’dan İstanbul itirafı: Polislerle baskınlara gittim
‘SİZ 10 RESİM GÖRÜYORSUNUZ AMA ARKASINDA 30 TANE DENEME VAR’
Kötü duyguları resimlerinin içine koymadığını dile getiren Kadriye, “Benim için sanat dediğiniz şey heyecan ve güzel his uyandırmalı. Kötü hissettiren çalışmaları, kendi çalışmam da olsa başkasının çalışması da olsa çok fazla sevmiyorum açıkçası. Çok öfkeli olduğumda da resim yapıyorum. Çok üzgün olduğumda, ağlayarak, hırslı bir resmin başına geçtiğim de oluyor ama bu tamamen o an kafamı dağıtmak ve kötü enerjiyi atmak için yaptığım bir şey. Yani resim benim için güzel duygular demek” dedi ve ekledi:
Alıntı Metni Başakşehir-Galatasaray maçının tartışmalı pozisyonlarını eski hakemler yorumladı! 'Penaltı için yeterli değil' İnternetten ticaret yapanlar dikkat! Karar Resmi Gazete'de yayımlandı: Vergi sistemi değişti