Atina, Ankara'yla gerilime odaklandı; 12 deniz mili kararı bile gündemde: İşte Yunanistan'ın masasındaki olası senaryolar
Atina, Yunanistan-İsrail arasındaki "Aşil Kalkanı" hava savunma anlaşmasının ardından Türkiye'nin Ege'deki "gri bölgeler" ve adaların silahsızlandırılmasına ilişkin iddialarını yeniden gündeme getirme kararı üzerine, Ankara ile yaşanabilecek bir dizi gerilim senaryosuna hazırlanıyor. Masadaki seçenekler arasında Girit'in güneyindeki karasularını 12 mile çıkarma seçeneği de olduğu iddia ediliyor.
Yunan basınının önde gelen yayın organlarından Kathimeri'nin haberine göre; Yunanistan Başbakanlığı'nda hâkim olan görüş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "kriz değil, gerilim aradığı" yönünde. Bu nedenle Atina, diplomatik olarak ve sahada, Girit'in güneyindeki karasularını 12 deniz miline çıkarma ihtimali de dâhil olmak üzere hazırlıklarını sürdürüyor.
Kahtimerini'nin "güvenilir kaynaklara" dayandırdığı haberine göre Yunanistan, Türkiye'nin ilan ettiği millî deniz parkı alanlarını reddeden diplomatik notasında ilk kez karasularını 12 mile çıkarma hakkına atıfta bulundu. Notada, "Yunanistan'ın Deniz Hukuku uyarınca adalarının karasularını 12 deniz miline çıkarma hakkının saklı kaldığı" vurgulandı. Atina ayrıca, anlaşmazlıkların nihâyetinde Uluslararası Adalet Divanı'na taşınması durumunda argümanlarının resmî olarak kayıt altına alınmasını istiyor.
Önümüzdeki haftalarda gerilimi tırmandırabilecek üç gelişme öne çıkıyor: Yunanistan'ın Deniz Mekansal Planlaması kapsamında deniz kullanımlarını tanımlayan cumhurbaşkanlığı kararnameleri; Türkiye'nin açıklanan ve Atina'nın Türk karasularının ötesinde seyrüsefer, araştırma ve balıkçılığı kısıtlamayı amaçlamasından endişe ettiği "Mavi Vatan" tasarısı; ve artık Fransız Meridiam şirketinin çoğunluk hissesine sahip olduğu Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantısı projesinin (Great Sea Interconnector) başlaması.
İşte Atina'nın üstünde durduğu olası senaryolar
Yunan gazetesi Kathimerini, Türkiye'yle gerilimin tırmanması durumunda hayata geçireceği olası senaryolar üzerine çalışıyor.
İşte olası senaryolar:
Meis Adası'nın güneyinde Türk araştırma faaliyetleriyle 2020'deki Oruç Reis olayının bir benzerinin yaşanması; Türk balıkçı filolarının koruma altındaki alanlar da dahil olmak üzere Yunanistan'ın MEB'i (Münhasır Ekonomik Bölge) içinde faaliyet göstermesi; Yunanistan'ın bir uyarı sonrasında nihayetinde bir İHA'yı düşürüp düşüremeyeceği tartışmasını başlatan Türk İHA'larının yeniden uçuş yapması; ve daha ileriye dönük olarak, "Aşil Kalkanı" bileşenleri ile PULS füze topçuları da dahil olmak üzere İsrail sistemlerinin teslimatları etrafında yaşanabilecek gerilimler.
Gerilime rağmen iletişim kanalları açık
Öte yandan gerilime rağmen iletişim kanalları açık kalmaya devam ediyor. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın yakın zamanda Atina'yı ziyaret ederek Yunanistan İstihbarat Teşkilatı (EYP) Başkanı Themis Demiris ve Başbakan Kiryakos Miçotakis ile görüşmesi bu durumun bir göstergesi. Eylül ayı sonlarında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında gerçekleşebilecek bir Miçotakis-Erdoğan görüşmesi hâlâ ihtimaller dahilinde ancak şu an için düşük bir olasılık olarak değerlendiriliyor.
Atina, TÜBİTAK Marmara'nın Meis'in güneyinde yaptığı araştırmalar da dahil olmak üzere, Türkiye'nin son dönemdeki söylem ve faaliyetlerindeki artışın bir kısmını Yunanistan'ın İsrail ile giderek büyüyen iş birliğine bağlıyor.
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı da Türkiye'nin adalar, adacıklar ve kayalıklar üzerindeki Yunan egemenliğini sorgulayan iddialarını "dayanaktan yoksun, keyfi ve hiçbir hukuki temeli olmayan" iddialar olarak nitelendirerek reddetti ve bu yapıların statüsünün uluslararası antlaşmalarla belirlendiğini savundu.