AŞILAR NE ÖLÇÜDE KORUYOR?
Aşıların enfeksiyonu yüzde 100 engellemediğini, koruyuculuk virüsün alt tipine, aşı ile dolaşımdaki suşun uyumuna, yaşa, bağışıklık durumuna ve aşıdan sonra geçen süreye göre değiştiğini söyleyen Dr. Burak Uzel, “En tutarlı yarar, ağır hastalık ve hastaneye yatışın azaltılması. Farklı çalışmalardaki oranlar farklı sonlanımları ölçtüğü için doğrudan birbirleriyle yarıştırılmamalı” uyarısında bulundu. Uzman isim üç aşıya dair şu bilgilerin altını çizdi:
İnfluenza: 2025-2026 gibi H3N2 K alt soyunun aşıyla uyumsuz olduğu bir sezonda bile erişkinlerde aşı; influenza nedeniyle ayaktan başvuru riskini yüzde 22-34, hastaneye yatış riskini yaklaşık yüzde 30-31 azalttı. 2026-2027 aşı bileşimi güncellendi; yeni sezonun gerçek etkinliği dolaşacak suşla uyuma göre belirlenecek.
Covid-19: Güncel varyant aşıları önceki enfeksiyon ve aşılarla oluşmuş bağışıklığa ek koruma sağlar. 20242025 ve 2025-2026 çalışmalarında Covid-19 nedeniyle hastaneye yatışa karşı yaklaşık yüzde 40-55, 2025-2026 verilerinde acil veya ivedi bakım başvurusuna karşı yaklaşık yüzde 50 ek koruma bildirildi. Enfeksiyona karşı koruma daha düşük ve zamanla daha hızlı azalır.
RSV: 60 yaş ve üzeri erişkinlerde gerçek yaşam çalışmaları ve büyük randomize DAN-RSV araştırması, RSV ilişkili hastaneye yatışa karşı ilk sezonda yaklaşık yüzde 68-83 koruma gösterdi. Tek dozdan sonraki koruma sonraki sezonlarda azalabilir; yeniden dozlama takvimi güncel kılavuzlarla izlenmeli.
ÜÇ VİRÜSÜN BİRLİKTE DOLAŞMASI HASTANELERİ NASIL ETKİLEYEBİLİR?
“Üçlü salgın ifadesi üç virüsün aynı anda ve aynı büyüklükte zirve yapacağı izlenimini verebilir. Gerçekte zirveler çoğu zaman tam üst üste gelmez” diyen Dr. Burak Uzel, “Covid-19 sonbaharda ayrı bir yükseliş gösterebilir; influenza aralık-şubat arasında belirginleşebilir; RSV ise çoğunlukla sonbaharın sonundan başlayarak aralık-ocakta ileri yaş ve kronik hastalığı bulunan erişkinlerde ek hastane yükü oluşturabilir” dedi. Dr. Burak Uzel, başlıca risk gruplarını da şu şekilde sıraladı:
65 yaş üzerindeki kişiler; özellikle 75 yaş üzerindekiler
Gebeler
Kronik kalp, akciğer, böbrek ve karaciğer hastalığı olanlar
Diyabet, ileri obezite veya nörolojik hastalığı bulunanlar
Kanser tedavisi görenler, organ nakli hastaları ve bağışıklığı baskılanmış kişiler
Bakımevlerinde veya kalabalık toplu yaşam alanlarında bulunanlar
BELİRTİLERDEN HANGİ VİRÜS OLDUĞUNU ANLAMAK MÜMKÜN MÜ?Gribin daha sık ve ani başladığını, yüksek ateş, titreme, belirgin kas-eklem ağrısı, baş ağrısı ve ağır halsizliğin ön planda olduğunu söyleyen Dr. Burak Uzel, “Covid-19’da boğaz ağrısı, öksürük, ateş, halsizlik, kas ağrısı ve burun akıntısı görülebilir. Tat veya koku kaybı artık ilk dönemlere göre daha seyrek olsa da Covid-19 lehine bir ipucu olabilir. RSV erişkinlerde nezle gibi seyredebilir; ileri yaşta nefes darlığı, hırıltı, pnömoni veya kronik kalp-akciğer hastalığının alevlenmesi görülebilir” dedi.
Grip ve Covid-19’u yalnızca belirtilerle ayırmanın mümkün olmadığını da vurgulayan Uzel, “Gerektiğinde hızlı antijen testi veya tercihen kombine moleküler test gerekir. Risk grubundaki hastalarda test daha önemli; influenza ve Covid-19 antiviral tedavilerinin yararı erken başlanınca daha yüksek” ifadelerini kullandı.
Uzman isim, gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gereken durumları da sıraladı:
Nefes darlığı veya hızlı soluma
Göğüs ağrısı veya baskı hissi
Dudaklarda ya da yüzde morarma
Bilinç bulanıklığı, bayılma veya uyandırmakta güçlük
Oksijen satürasyonunun kalıcı olarak yüzde 94’ün altına düşmesi
Sıvı alamama, idrar miktarında belirgin azalma veya ağır halsizlik
Ateşin üç günden uzun sürmesi ya da düzelirken yeniden yükselmesi
Kronik kalp-akciğer hastalığının kötüleşmesi
Gebelik, ileri yaş veya bağışıklık baskılanması varlığında yeni başlayan ateşli solunum yolu enfeksiyonu