Zayda Slabbekoorn bu tavrı iki şekilde özetliyor:
Başkasının hatasını abartarak yargılıyor, kendisi aynı şeyi daha önce yapmış oluyor. Üstelik kendisi yapmış olsa dahi, bunun geçerli bir nedeni vardır. Örneğin bir kişi, iş arkadaşına yalan söylerse ikiyüzlü kişi bunu eleştirir. Fakat sıra kendisine gelince, o yalanı atmak zorunda kalmıştır.
Küçük bir yanlışı asla affetmiyor, kendi hatalarında ise hoşgörü bekliyor. Bu durumu özellikle ikili ilişkilerde görebilirsiniz. Kişi, karşı tarafın en ufak yanlışını affetmekte zorlanırken kendisinin yaptıkları hep 'hatadır' ve affedilmelidir.
Söz verdikleri şeyleri nadiren yerine getirirler.
Bu kişiler, suçlandıkları zamanlarda ise masum rolü yaparlar. Sözlerini hiç tutmazlar ancak ortada bir sorun varsa suçlu da her zaman siz olursunuz. 'Sana asla böyle bir şey yapmam' diyerek aslında kendi yaptığı şeyi size yakıştırır ve böyle düşündüğünüz için kendinizi suçlu hissetmeye başlarsınız.
Söyledikleriyle davranışları hiç örtüşmez. Size yeni bir yalan daha söylerken 'Aşk olsun, ben sana hiç yalan söyledim mi?' diyerek ortamı yumuşatmaya çalışır.
Yaptıkları ortaya çıktığında ise bu kişiler önce inkar eder sonra da şakaya vurur.🤫