FINDIĞA DEĞER KATMAK GEREK
BİR kilo fındığın değerini artırmanın en kolay yolu ne? Daha pahalıya satmak değil; onu yalnızca fındık olarak satmamak.
Giresun’da bunun peşine düşmüş şahane bir insan tanıdım: Demet Öztürk. Onunki tesadüfen başlayan bir hikâye. Beklediği öğretmenlik ataması olmayınca bir yaz ailesinin yanına, Piraziz’e dönüyor. Bahçede günlerce uğraşılıyor; fındık toplanıyor, kurutuluyor, çuvallanıyor ve sonunda kabuklu olarak satılıyor. Demet’in kafasına şu soru takılıyor: Bu kadar emek verilen ürünü neden en ucuz haliyle başkasına teslim ediyoruz?
Babasından bir miktar fındık istiyor. Makinesi yok, tesisi yok. Aile ve komşular oturup fındıkları birlikte kırıyor. Demet onlardan katkısız fındık ezmesi yapıp internette satmaya başlıyor. İlgi görünce ertesi yıl kırma ve kavurma makineleri geliyor ve “Fındık Harmanı” markası doğuyor. Ardından annesi dağ çileğinden reçel, ısırgandan erişte yapmaya, kardeşi Damla ürün geliştirmeye başlıyor. Demet’in yaptığı sadece kendi işini kurmakla da kalmıyor; bölgede onun ardından benzer şekilde üretim yapan çok sayıda küçük işletme ortaya çıkıyor. Bir öğretmenlik atamasının gerçekleşmemesi, neredeyse küçük bir yerel ekonominin başlangıcına dönüşüyor. İşte “katma değer” lafı bu hikayelerle asıl gerçek anlamını buluyor.😉